Reklam
Başka Emre’ler ölmesin diye mücadele...

Başka Emre'ler ölmesin diye mücadele ediyoruz

Baba Bülent Çavuş’un oğlunu vuran silahın sahibi bulma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Çavuş “Benim çırpınışlarım, bir daha çocuklar ölmesin diye”

Başka Emre'ler ölmesin diye mücadele ediyoruz

Baba Bülent Çavuş’un oğlunu vuran silahın sahibi bulma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Çavuş “Benim çırpınışlarım, bir daha çocuklar ölmesin diye”

Başka Emre'ler ölmesin diye mücadele ediyoruz
Editor: admin
29 Temmuz 2019 - 18:33
Reklam

Ölümle sonuçlanan vakalarda yakınlarını kaybeden aileler, bireysel silahlanmanın önlenmesi için mücadele veriyor.

İstanbul Sultangazi’de yaşayan 17 yaşındaki Ahmet Emre Çavuş, evinin 4 sokak uzağında arkadaşlarıyla yolda yürürken, nereden geldiği belli olmayan bir kurşunla boynundan vuruldu. Felç kalan ve 2 yıldan fazla süren tedavisinin ilk 7 ayını yoğun bakımda geçiren Ahmet Emre, 13 Ağustos 2017 yılında enfeksiyon sonucu hayatını kaybetti. Baba Bülent Çavuş’un oğlunu vuran silahın sahibi bulma çabaları ise sonuçsuz kaldı.




Deutsche Welle Türkçe’ye
 konuşan, Ahmet Emre'nin annesi Zeynep Çavuş, "O mermiyle sadece Emre vurulmadı. Dört kişilik aile olarak vurulduk” diyor. Ahmet Emre’nin 50 kuruşluk serseri bir kurşunla vurulduğunu söyleyen anne Çavuş, “Oğlumu 19 yaşında toprağa verdim, bakmaya kıyamazdım” diye konuşuyor. Zeynep Çavuş, bireysel silahlanma karşıtı mücadelesini başka çocuklar ölmesin diye sürdürdüğünü, bu amaçla bir kitap hazırlığında olduğunu belirtiyor.


BABA: HER ŞEYİMİZİ SATTIK

Baba Bülent Çavuş''  İstanbul gibi bir metropolde, insanların tıklım tıklım olduğu Gazi Mahallesi'ndeki caddede yakın mesafeden birisi amaçsızca ateş ederek birini katlediyor. Ahmet Emre'nin vurulduğu silah kesinlikle ruhsatsız, kaçak. Bu silahların bu ülke sınırları içerisine girmesi, suçlu kişilerin elinde dolaşması dahi idarenin sorumluğundadır. Çünkü ruhsatsız silah bulundurmak kanunlarımızda suç teşkil etmektedir. Polisin TOMA, panzerlerle müdahale ettiği bir yerde bir gencin vurulması, kolluğun yeterince denetimlerini yerine getiremediğini, yeterince güvenliği sağlayamadığını gösteriyor. İstinaf mahkemesinden sonuç alamazsak, Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız. Burada da yaşam hakkı ihlali görülmezse davayı AİHM’e kadar götürerek hakkımızı sonuna kadar arayacağız. Ailenin 1 milyon TL’ye yakın hastane ve tedavi masrafı oldu. Sunduğumuz faturalar 500 bini geçiyor. Aile manevi tazminatlarla diğer çocuklarının eğitimini ve Ahmet Emre gibi durumda olan mağdur olan ailelere yardım etmeyi amaçlıyorlar. Hiçbir ölümün acısını maddi bir menfaat karşılayamaz."

Baba Bülent Çavuş, oğlunu yaşatabilmek için evleri başta olmak üzere her şeylerini sattıklarını anlatırken, “Biz evladımızı kaybettik. Evimizi- barkımızı her şeyimizi sattık. Oğlumuzu mezara koyduğumuzda biz de bitmiş durumdaydık. Bizim tek yaptığımız şu anda her gün gidip mezar taşı sevmek. Adalete güveniyoruz. Yeter ki yeni Ahmetler ölmesin onları mezar taşında değil diye kucaklarında sevsinler diye uğraşıyoruz" dedi.

Seda Karatabanoğlu / İstanbul

© Deutsche Welle Türkçe


YORUMLAR

  • 0 Yorum
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Bülent Akköse'ye İBB'de Görev
Bülent Akköse'ye İBB'de Görev
KAFTANCIOĞLU: KAHRAMANLAR YARATMAYA KARŞIYIM
KAFTANCIOĞLU: KAHRAMANLAR YARATMAYA KARŞIYIM