CHP Milletvekili Toprak: İktidarın, siyaseti sertleştirme ve nefrete dönüştürme hedefi iyice açığa çıktı!

Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak'ın değerlendirmeleri şöyle: "İktidarın, hamaset ve hakaret ekseni üzerinde siyasi mücadeleyi sertleştirme ve nefrete dönüştürme hedefi iyice açığa çıktı. Gara’ya yönelik rehine kurtarma operasyonundaki başarısızlığın üzerini örtme çabasındaki iktidar bu nedenle yargıyı devreye sokarak gözdağı vermeye yönelirken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısının CHP’ye oy veren seçmenleri lanetlemesi siyasette nefret dilinin zirve noktasıdır! CB Erdoğan’ın parti kongrelerinde, grup toplantılarında ve açılış törenlerinde yaptığı konuşmalarda giderek dozunu artırdığı hamaset, hakaret, nefret söylemi iktidar ittifakının siyasi mücadelesini şiddet ekseni üzerine oturtmaya yöneldiğini ve bundan medet umar hale geldiğini göstermektedir. Cumhurbaşkanının bu tutumu AK Parti yöneticileri ve sözcüleri tarafından da örnek alınarak, başta CHP olmak üzere tüm muhalefet partilerine, yöneticilerine ve seçmenlerine yönelik bir hakaret, aşağılama, nefreti körükleme harekâtı adeta fiilen siyaset sahnesine sürülmektedir. Giderek bu kervana iktidar bürokratları, atanmış memurları da katılarak kendilerini halkın, toplumun dışında üstün ve ayrıcalıklı bir sınıf olarak konumlandırmaktadırlar. CB Erdoğan’ın ‘benim valim, benim savunma bakanım, içişleri, sağlık bakanım’ tarzındaki ifadeleri, devletin kurumsal yapısını kendisiyle özdeşleştirdiğinin, kendisini devlet yerine koyduğunun, toplumu ve atadığı yöneticileri de tebaası olarak gördüğünün en somut dışa vurulmasıdır. Aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı unvanını da taşıdığı için AK Parti yöneticileri de kendisini emsal alıp, adeta halkı, kendilerine oy vermeyen seçmeni aşağılama ve hakaret etme yarışına girmiş durumdadır. Nitekim Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini kaybeden AK Parti Kayseri Milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı, katıldığı açılış töreninde, CHP’ye ve HDP’ye oy veren seçmenleri hedef alıp, ‘Onlara oy verenlere lanet olsun, Allah onların oylarının belasını versin’ diyerek seçmen iradesine saygısızlığını, demokrasiye inançsızlığını, seçim sonucuna ilişkin hazımsızlığını sergilemektedir. 2019 seçimlerinde seçimi CHP kazanırsa, Ankara Belediyesine 15 bin PKK’lının alınacağı, su sayaçlarını okumak için evlere belediye memuru olarak teröristlerin gönderileceği yalanına sarılan da, çocuğa cinsel tacizden mahkûm olan senet sahtekârının (N. Kesgin) seçim kampanyasında kahraman olarak ekranlara çıkartan da aynı kişidir. Şayet Gara operasyonu başarıyla sonuçlanmış olsa, askerlerimiz, polislerimiz şehit edilmeden sağ salim ülkeye getirilerek ailelerine kavuşabilselerdi, CB Erdoğan ve AK Parti bundan bir siyasi nema çıkartma yoluna gidecekti. Operasyondan üç gün önce CB Erdoğan’ın AK Parti il kongresinde 10 Şubat’ta Millete Sesleniş konuşmasında güzel ve müjdeli haberler vereceğini dile getirerek, o konuşmayı mutlaka izlemeleri için herkese çağrıda bulunması, rehineler üzerinden siyasi çıkar sağlama hesaplarının, önceden hazırlandığı anlaşılan senaryoların ifadesidir. Bu kızgınlık ve hırçınlığın, hakaret ve hamaset yağmurunun arkasında, şehitlerimizin acısını yüreğinde hissetmek yerine, hiçbir insani ve vicdani tavırla bağdaşmayan şekilde, kendilerine siyasi nema sağlamasını planladıkları bir fırsatı kaybetmiş olmanın öfkesi yatmaktadır. Bu çok ayıptır, izahı yoktur ve siyasi akıl tutulmasıdır. Mezarlıkta şehit oğlunun cenazesini defneden acılı anneyi AK parti Rize İl Kongresi’ne telefonla bağlatıp konuşturmak, gündelik siyaset, parti ve makam uğruna her türlü insani, vicdani ve manevi değeri yok sayan, acıların istismarından bile medet uman, acımasız bir tavırdır. Başarısızlığın hesabını vermek, sorumlularına hesap sormak, görevden almak demokratik bir ülkede, siyasetin, ülkeyi yönetme ve halka hesap verme sorumluluğunun en basit ve temel gereğidir. Bunun yerine hakaret ve hamasete sığınmak, muhalefeti itham etmek, tazminat davalarıyla yargıyı devreye sokmak tamamıyla masum şehitlerimizin vebalini taşıma suçluluğunu örtme, gizleme telaşıdır. - CB Erdoğan: “Evet bu kardeşimiz uzman çavuştu. Beş sene, altı sene önce maalesef kaçırdılar ve bu süre içerisinde esir olarak bu alçakların elinde kaldı. Son operasyonumuzda neticeyi alamadık ve o da şehitler zincirine ilave oldu.” - Bahçeli, muhalefete yükleniyor, esir sözcüğüne hiddetleniyor! Bir ülke böyle yönetilir mi? İttifak ortakları birbirinden bihaber! Er ya da geç Gara’daki gerçekler gün ışığına çıkacak, sorumluluk mevkiinde olup, hesap vermesi gerekenler halka, millete bu hesabı verecektir. Şiddet ve nefret söylemleriyle yürüttükleri siyasi yöntemlerden en büyük kaybı kendileri görecektir. İnsanlık ve siyaset tarihi bunun pek çok örneğiyle doludur. Kin ve nefret dili, yüreğe, akıl ve vicdana en ağır yüktür. Sevgi, saygı, hoşgörü ve barış dili her daim kazanacaktır."

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.