Dava sürecinde İstanbul Üniversitesi’nin kendi avukatı, mahkeme tutanaklarına geçen net bir ifade kullandı:
“Davacının doğrudan bir eylemi yok.”
Bu açıklamayla birlikte:
Sahtecilik yok
Fail yok
Somut bir suç yok
Ancak tüm bu hukuki gerçeklere rağmen, 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Uğur Dağ’a göre yaşananlar, adalet arayışı değil; sandıkta kaybedeceğini anlayanların yargıyı araçsallaştırma girişimidir.
“Rakibini sandıkta yenemeyeceğini görenler, onu mahkemelerle ve dosyalarla saf dışı bırakmak istiyor.”
Dosyada yapılan YSK vurgusunun, Ekrem İmamoğlu’nun her an Cumhurbaşkanı adayı olabilecek bir siyasi figür haline gelmesinden duyulan rahatsızlığın açık göstergesi olduğu ifade edildi.
Dağ, davanın içeriğinin çoktan değiştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu dosya artık bir diploma meselesi değil, millet iradesine kurulan bir kumpastır.”
Basın açıklamasında hukuk devleti vurgusu öne çıkarıldı:
Hukuk, iddialarla değil delillerle işler
Seçilmiş irade, yargı eliyle gasp edilemez
Milletin seçme ve seçilme hakkı tartışmaya açılamaz
CHP’li Dağ, sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Milletin seçme hakkını gasp ettirmeyeceğiz. Bu siyasi kumpas mutlaka boşa çıkacaktır.”