Eski CHP Parti Meclisi Üyesi Dursun Bulut, belediye başkanlarının yargılandığı davalara ilişkin yaptığı değerlendirmede hukuk ve adalet vurgusu yaparak, yargı süreçlerinde çifte standart uygulanmaması gerektiğini savundu.
Eski CHP Parti Meclisi Üyesi Dursun Bulut, 5’i tutuklu, 7 belediye başkanı ve toplam 200 kişinin yargılandığı karar duruşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bulut, yalnızca Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkında beraat kararı verildiğini, diğer belediye başkanları hakkında ise çeşitli cezalar uygulandığını belirtti.
Bulut, kararların üst mahkemeler tarafından onanması halinde bazı belediye başkanlarının görevlerinden uzaklaştırılabileceğini ifade ederek, yaşanan sürecin hukuk ve demokrasi açısından ciddi soru işaretleri oluşturduğunu savundu.
Dursun Bulut, mahkeme kararlarının ardından yaptığı değerlendirmede, sürecin yalnızca hukuki bir soruşturma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ileri sürdü.
Bulut, “Mahkemenin kararı da gösteriyor ki, hedef bir haksızlık varsa onu ortaya çıkarıp cezalandırmak değildi, hedef CHP’yi bölmekti. Nitekim bunu başardılar. Ancak vicdanları yaraladılar. Bu kararlar demokrasimizi, yargıya karşı güveni resmen bitirmiştir” ifadelerini kullandı.
Bulut açıklamasında, bazı şirketlerin merkezi hükümet kurumları, CHP’li belediyeler ve AK Parti’li belediyelerle yaptığı ihalelere ilişkin farklı yargısal süreçler yürütüldüğünü iddia etti.
Bulut, “Buradaki kastım AKP’li belediyeleri koruyorsanız, CHP’li belediyeleri de koruyun veya yargılamayın değil. Kastım; nasıl ki operasyonların olduğu günlerde CHP’li belediyelerden aldığı 121 ihaleyi soruşturuyorsanız, 60 ihaleyi merkezi idareden ve 473 ihaleyi AKP’li belediyelerden alınmasını da soruşturun. Aksi takdirde bu ne hukuka ne de vicdana sığar” dedi.
Yaklaşık 15 ay önce başlatılan operasyonlara da değinen Bulut, tutuklu yargılama uygulamasının hukukun temel ilkeleri bakımından tartışılması gerektiğini savundu.
Bulut, “Tutuksuz yargılanma ilkesini çiğneyerek ve tutuklu yargılamayı tercih ederek hukuka aykırı davranılmıştır. Bu davranış ne evrensel hukuka ne de iç hukuka uymaktadır” görüşünü dile getirdi.
Dursun Bulut, iktidarın yeni bir hukuki açılım yapmak istemesi halinde geçmişte kamuoyunda tartışma yaratan bazı olayların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
Bulut açıklamasında şu başlıklara dikkat çekti:
“Kasalardan, ayakkabı kutularından çıkan paraların, kol saatlerinin hesabını sormadan adalet sağlanmaz.”
“Kadir Topbaş, Melih Gökçek, Recep Altepe ve Ahmet Edip Uğur’un neden görevden alındığı açıklanmadan hukukun adil işletilemeyeceğini” savundu.
Bülent Arınç’ın Ankara’ya ilişkin geçmişte yaptığı “parsel parsel satıldı” açıklamasının da soruşturulması gerektiğini belirtti.
“Hukuk tek taraflı işletilmez, keyfi yargı olmaz” ifadelerini kullandı.
Yolsuzlukla mücadelede sonuç alınabilmesi için TBMM’de Temiz Eller Komisyonu kurulması ve tarafsız yargılama konusunda adımlar atılması çağrısında bulundu.
Bulut açıklamasının son bölümünde muhalefete de çağrıda bulundu. Gaziler, şehit aileleri ve madencilerin Ankara sokaklarında ekonomik sıkıntılarını dile getirdiğini belirten Bulut, muhalefetin bu kesimlerin sorunlarını daha fazla gündeme taşıması gerektiğini söyledi.
Dursun Bulut, “Operasyonlar, mahkemeler öne çıkarılarak zulüm gizlenmek isteniyor. Muhalefet bu oyunları bozmalı” ifadelerini kullandı.