Ensar Acar, herhangi bir dilin zorla dayatılmasının toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirmek yerine ayrışmayı derinleştireceğini savundu. Eski dönemlerin dayatmacı anlayışının yeniden gündeme getirilmesinin, milletin kimliği ve değerlerinin göz ardı edildiği yönünde bir algı oluşturduğunu ileri sürdü.
Bazı siyasi aktörlerin konuya ilişkin açıklamalarını da değerlendiren Acar, tarihî ve toplumsal boyutların yeterince dikkate alınmadan yapılan değerlendirmelerin toplumun gerçekleriyle örtüşmediğini öne sürdü.
Açıklamasında Türkiye'nin kültürel çeşitliliğine dikkat çeken Acar, şu ifadeleri kullandı:
"Bir millete zorla dayatılan herhangi bir dil anlayışı, toplumsal birlik ve beraberliği güçlendirmek yerine ayrışmayı derinleştirir. Eski sistemlerin dayatmacı yaklaşımını yeniden üretmek ise, bir milletin kimliğinin ve değerlerinin görmezden gelindiğini açıkça göstermektedir.
Bazı siyasi aktörlerin, konunun tarihî ve toplumsal boyutunu yeterince değerlendirmeden yaptıkları açıklamalar, toplumun gerçeklerinden ne kadar uzaklaştıklarını da gözler önüne sermektedir.
Unutulmamalıdır ki; diller, bu ülkenin kültürel zenginliği, ortak mirası ve milletimizin en önemli değerlerindendir. Asıl olan, farklılıkları ayrışmanın değil; birlik, beraberlik ve kardeşliğin temeli olarak görmektir."
Acar ayrıca, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın Bingöl'de yaptığı konuşmanın kardeşlik ve birlik anlayışını yansıtan önemli örneklerden biri olduğunu belirterek, o dönemde verilen mesajların günümüzde de hatırlanmasının önem taşıdığı görüşünü dile getirdi.
