Süleyman Soylu, 12 Eylül döneminin ardından hazırlanan anayasanın vesayet anlayışının izlerini taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“12 Eylül’ün ruhu hâlâ aramızda ve devam ediyor. 28 Şubat, 27 Nisan ve 15 Temmuz, millet iradesine yönelen vesayet anlayışının farklı dönemlerdeki tezahürleridir. Çünkü bu anlayışın izleri, Batı imalatı olan 12 Eylül Anayasası’nda yaşamaya devam ediyor.”
Soylu, kendi ailesinin de 12 Eylül Anayasası referandumunda cuntanın baskısına rağmen “hayır” oyu verdiğini ve çevresindeki insanları da hayır oyu kullanmaya çağırdığını ifade etti.
Türkiye’nin geçen yıllar içerisinde önemli bir dönüşüm yaşadığını vurgulayan Soylu, ülkenin altyapısını güçlendirdiğini, vesayet anlayışlarının büyük bölümünü geride bıraktığını ve ekonomik açıdan büyüdüğünü belirtti.
Soylu, Türkiye’nin geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi:
“Türkiye bugün o günlerin Türkiye’si değil. Altyapısını güçlendirdi, vesayetlerin büyük bölümünü geride bıraktı, milletin değerleriyle yeniden buluştu ve 10 kat büyüdü.”
Ancak darbe döneminin dayattığı kuralların ve anayasal anlayışın izlerinin tamamen ortadan kalkmadığını savunan Soylu, Türkiye’nin kendi değerleri doğrultusunda yeni bir anayasa yapması gerektiğini ifade etti.
Soylu, önümüzdeki dönemin en önemli görevlerinden birinin milletin onayıyla yeni bir anayasa hazırlanması olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Ancak Batı’nın cunta ile ortaklaşa yazdırdığı, darbe döneminin dayattığı kuralların ruhu hâlâ yerinde duruyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemin en önemli görevlerinden biri, kendi değerlerimizle ve milletimizin onayıyla ‘milletin anayasasını’ yapmaktır.”
Türkiye’nin potansiyeline dikkat çeken Süleyman Soylu, millet iradesinin önündeki engellerin aşılması halinde ülkenin çok daha güçlü bir konuma ulaşacağını belirtti.
Soylu sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Türkiye büyük bir ülkedir. Üzerine örtülen ‘cam tavanı’ milletin iradesiyle aştığında çok daha büyük bir ülke olacaktır.”