Gazi Cemevi tarafından yapılan açıklamada, eğitimin tüm çocukların eşit, özgür ve ayrımcılıktan uzak bir ortamda gelişimini sağlayan kamusal bir hak olduğu ifade edilirken, öğrencilerin manevi ihtiyaçlarının gözetilmesinin önemine dikkat çekildi. Ancak bu yaklaşımın, toplumdaki tüm inanç gruplarını kapsayacak şekilde uygulanması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, Alevi toplumunun uzun yıllardır eğitim alanında dile getirdiği bazı sorunlara da değinilerek, zorunlu din dersleri, müfredatta Aleviliğin eksik veya yanlış anlatılması ve Alevi öğrencilerin zaman zaman ayrımcılığa maruz kaldığı yönündeki görüşler paylaşıldı.
Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
"Eğitim sisteminin önceliği, bütün çocukların kendilerini eşit, özgür ve güvende hissedebilecekleri demokratik, bilimsel ve laik bir eğitim ortamını güçlendirmek olmalıdır. Okullarda atılacak her adım, herhangi bir inanç grubuna ayrıcalık tanımayan; tüm öğrencilerin haklarını gözeten, çoğulcu ve kapsayıcı bir anlayışla planlanmalıdır."
Gazi Cemevi Yönetim Kurulu, toplumsal barışın temelinin devletin bütün inançlara ve inançsızlık tercihine eşit mesafede durduğu; adalet, laiklik ve eşit yurttaşlık ilkelerini esas alan bir eğitim anlayışı olduğunu ifade etti.
Açıklamanın sonunda ise şu görüşlere yer verildi:
"Bizler Gazi Cemevi olarak; çocuklarımızın hangi inançtan, hangi kimlikten olursa olsun kendilerini özgürce ifade edebildiği, hiçbir ayrımcılığa uğramadığı, bilimin, laikliğin, insan haklarının ve eşit yurttaşlığın esas alındığı bir eğitim sisteminin güçlendirilmesini savunuyoruz."
Gazi Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Hıdır Karadaş, açıklamanın kamuoyuna saygıyla duyurulduğunu belirtti.