Siyasi yaşamım boyunca iki kez aday adayı olmuştum. İkiside ön seçimle idi. Biri, 1991'de belediye ara seçimiydi, diğeri 2015'de genel seçimlerdi.
Bu kez yani 40 yıllık bir süreçte 3'üncü kez aday adaylığa, genel başkanımızın kamu oyuna açıkladığı söz üzerine başvurmuştum. Çünkü ifadeleri çok kesin ifadelerdi, mutlaka ön seçim ya da eğlim yoklaması olacaktı.
Şimşekler çaktı ve söndü.Yöntemler belli olmadıĝı için mecburen aday adayı olduk ve sonuç olarak atamayı hiç düşünmeme rağmen atamaya mecbur edildik ve emek, partililik, liyakatsa liyakat, deneyim her şey var ancak nepotizm nedeniyle atanmadık. Sağlık olsun. Biz partiliyiz. Alışmışız yük taşımaya, yük taşımaya devam edeceğiz.
Evet! Benim aday adaylık maceram böyle. Atanan tüm adaylarımızı kutluyor, başarılar diliyorum. Onlarla hep omuz omuza olacağım. Partiminde, sosyal hayatında bir aktivistiydim, olmaya devam edeceğim. Pazar günü de Ankara Mitinginde olacağım.
Dün gece sonuçları öğrenince birden, aday adaylığımı açıklarken, o günkü tablo gözlerimin önüne geldi. Yüzlerce partili gözleri parıldayarak beni dinliyorlardı. Hiç unutamam, partimizin eski MYK üyemiz Sn.Gülseren Onananç; sanki 20 yaşındaki genç gibi slogan atıyordu. Hastalık sürecine rağmen eski il başkanım Sn.Yüksel Çengel, eski kültür bakanımız Sn.Ercan Karakaş ve daha onlarca üst düzeyde görev yapmış, yapmaya devam eden dostlarım oradaydı. Hepsine tekrar tek, tek teşekkür ediyorum.
Bana sevgi duyan yakınlarım, arkadaşlarım oradaydı. Hepsinden istirham ediyorum, sakın moralinizi bozmayın. Türkiye tehlikede, kim ne hata yaparsa yapsın bizim sorumluluğumuz büyük. Partimizin zaferi için ne gerekiyorsa onu yapacağız. Kişiler gelip, geçicidir, CHP kalıcıdır. Biz, partimiz için varız, var olmaya da devam edeceğiz!