Kongrelerimiz başladı, partimiz içinde ve dışında yorumların sayısı adeta pik yaptı.
Bu yorumların en acizi ve umut devşirme hevesinde olanı da havuz medyasının yaptıkları yorumlardır. İlçe kongreleri yapıldıkça ağızlarının suyu coşuyordu,
nasıl malzeme çıkarırız diye....
CHP'yi, siyasetsiz, ideolojisiz, eleştiri, özeleştiri yapamayan ve de kişilerin öne çıkarıldığı bir parti yapma peşindeler. En önem verdikleri de iktidarın iflas eden ekonomi politikalarını gizlemek, demokrasi ve özgürlükler konusundaki baskıcı politikalarının gündemden düşmesini sağlamak. Efendim falan ilçeleri Kılıçdaroğlu, filan ilçeleri İmamoğlu kazandı diye...neredeyse her gün naklen yayın yapmaktalar. Böylelikle her zaman olduğu gibi yine bu kez de bir taşla birkaç kuş vurma peşindeler.
AKP ve Havuz Medyası bu kadar heves içinde de bizim partimizin yöneticileri ne yapıyor? Onlarda, kongreleri birer tartışma, siyaset konuşma platformuna çevirme, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin eleştiri ve özeleştirisinin yapıldığı, tüzük değişkliklerini konuşulduğu bir platforma çevirme yerine, genel başkanlık tartışmalarına partimizi kilitleyerek başka bir kötülüğü yapmaktalar.
Daha ileri giderek baskıya maruz kaldıkları suçlamarını karşılıklı yaparlarken, erklerin müdahelesini de karşılıklı deşifre etmekteler. Örneğin: İlçe belediyelerinin birkısmını birileri, birkismınıda başka birileri suçlarken, İBB'yi, Genel Merkezi karşılıklı suçlayıp durmaktalar.
Arkadaşlar, İnanın siyaset yapmıyoruz. Siyasetsizliğimiz, halkı partimize karşı güvensizliğe götürdü ve götürmeye devam ediyor. Düşenebiliyormusunuz, ilçe kongere sonuçları; Canancılar, Kılıçdaroğlucular veya İBB'ciler ya da İBB'ci ilçe belediye başkanları veya Kılıçdaroğlucu belediye başkanları diye tanımlanabiliniyor. Hani biz Sosyal Demokrattık, Solcuyduk, İlkelerimiz vardı:Çoğulcu Katılımcı, Saydamcı, Eşitlikci, Özgürlükçü, Barışçı, Kamucu, Halkçı, Devrimci, Laiklik diye. Bu nasıl bir sığlıktır? 2018 kongrelerinde belediye başkanları beraber yol yürüdüğü ilçe başkanı yerine başka birini dayatıyor ve genel merkezci oluyor, diğerleride İBB'ci. Bu delegenin, üyenin iradesi yokmu? Sadece birilerinin emirlerini yerine getiren bir toplulukmuyuz?
Yıllardır politika içindeyim. Bu dönem yaşadığım hemşericilik, akrabacılık ve diğer alt kimliklerin kullanılmasını, hiçbir dönem bu denli yaşamamıştım. CHP, köklü bir partidir. Üyesi anti emperyalist, yurtsever, demokrattır. Delegeyi, üyeyi özgür bırakın. Onlar iradelerini hepimizden daha iyi kullanırlar. Ne il başkanı için aday işaret edin ne de genel başkan adıyı...... birilerine biat etmeden, CHP örgütü olarak bizler, bir yol bulur ve doğruyu yaparız.