HAYAT BİR AVUÇ ZENGİN İÇİN GÜZEL Mİ GÜZEL!
Türkiye'de hayat özellikle son yıllarda emeği ile geçinen insanlar için çile olurken, bir avuç zengin için güzel mi, güzel olmaya devam ediyor. İktidar, 28 Mayıs'tan bu yana neredeyse her gece zam üzerine zam ilan ediyor. Ama bu zamlara karşı cılız bir takım tepkiler dışında görünen bir şey yok. Çünkü muhalefetin kendi içindeki fokurdama
ve kaynamalarla her gün televizyonlarda dolayısıyla gündemde.Bu da muhalefeti asıl görevinden uzaklaştırıyor.
Tüm sektörler tıkanmış, kimsenin yarın ne olacağı belli değil, kiralar çalışanların maaşlarıyla eşdeğer hale gelmiş, konut almak hayal olmuş, Mayıs 20023'te benzin 19.81₺ den Ağustos 2023'te 36,09₺ ye, motorin 18.58₺ den 34,46₺ ye çıkmış, bankalarda toplam 172.593 mevduat sahiplerinden sadece 933 en zengin kişileri yani % 0.6'sı toplam mevduatın % 70,3'üne sahip oluyorken (Kaynak: Prof.Dr.Şenol Babuşcu-BDDK), yine Türk-İş ve THD verilerine göre, yaklaşık 20 milyon açlık, 51 milyonda yoksulluk sınırı altında yani 71 milyon açlık ve yoksulluk içinde yaşayan insanımız varken, iktidar % 5,6 büyümeden bahsediyor, her şeyi güllük gülistanlıkmış gibi gösteriyor.
İster istemez gözler CHP'ye dönüyor, o da sadece kongre savaşları veriyor. Halkı ihmal etmeye değse belki halk bu ilgisizliğede sabır gösterir. Ancak mahallelerin tamamına yakın yapılan kongrelerde yenileşmeyi ne yazık ki, yakalamış değil. Çünküü delegasyona hakim olmaya çalışan anlayışlar siyasetten uzak ve koltuk uğruna birbirlerini kırıp döküyorlar.
Oluşan yapılar yakın analize alındığında
eş - dost, akraba - aşiret, memleket - hemşeri ilişkileriyle oluşan delege yapılarını rahatlıkla görebiliyoruz. Tüzük değişikliğinden bahsediliyor, yapılanlar kişisel tasarufların ötesine geçmiyor.
Böylesine anlayışların tıkadığı partimizde demokrasi mücadelesinin bayrağını her alanda yükseltmezsek korkum odur ki, bu gruplar hepimizi yutacak ve partimiz kan kaybetmeye devam edecektir. Dolayısıyla artık yeter demenin zamanı geldi. Artık partimizde her kademede yeni bir çıkışı yapabilme nin zamanı geldi ve geçmektedir.
Türkiye'deki tüm demokratlara seslenmek istiyorum.Gün; statükoyu rutine bağlama, seninle olmuyor, benimle olacak veya senmisin beni MYK'ya almayan demenin günü değil. Gün; nitelikli insanlarla CHP'yi iktidar alternatifi haline getirme günüdür! Kişisel derdini partiye fatura edenlerin tersine partinin ve toplumun dertleriyle dertlenme günüdür! Nerede haksızlık varsa orada olma günüdür!