İki tablo sıklıkla karıştırılır, ancak aralarında kritik bir ayrım vardır: geri döndürülebilirlik.
Hastalığın başlangıç aşamasıdır. Bakteri plağının diş eti kenarında birikmesiyle ortaya çıkar. Diş eti kızarır, hafif şişer ve kanamaya eğilimli hale gelir. Bu aşamada kemik dokusunda henüz kayıp yoktur. Profesyonel temizlik ve düzenli ağız bakımıyla tablo tamamen geriye döndürülebilir.
Gingivitis tedavi edilmediğinde iltihap derin dokulara ilerler. Dişi çevreleyen bağ dokusu ve alveol kemiği etkilenir. Diş eti ile diş arasında cep olarak adlandırılan boşluklar oluşur, bu ceplerde bakteri birikimi hızlanır. Kaybedilen kemik dokusu kendiliğinden yerine gelmez. Tedavinin amacı bu aşamada hastalığın ilerlemesini durdurmak ve mevcut dokuyu korumaktır.
Diş eti hastalıkları genellikle ağrı yapmadığı için belirtilerin bilinmesi önem taşıyor.
Fırçalama ya da diş ipi kullanımı sırasında kanama
Diş etlerinde kızarıklık, parlaklık ve hassasiyet
Geçmeyen ağız kokusu ya da ağızda metalik tat
Diş etlerinin çekilmesi ve dişlerin uzamış gibi görünmesi
Dişlerde hafif sallanma ya da kapanışta değişiklik hissi
Dişler arasında daha önce olmayan boşlukların oluşması
Bu bulgulardan bir veya birkaçının varlığında, ağrı olmasa dahi bir diş kliniği değerlendirmesi öneriliyor. Erken dönemde yapılan müdahale, ilerleyen aşamalarda gerekebilecek cerrahi işlemleri önleyebilir.
Hastalığın gelişiminde ağız hijyeni belirleyici olsa da tek etken değildir. Sigara kullanımı, diş eti dokusundaki kan akımını azaltarak hem hastalığın ilerlemesini hızlandırır hem de kanama gibi uyarıcı belirtileri maskeler. Diyabet, iltihabi yanıtı etkileyerek riski artırır ve ilişki çift yönlüdür: kontrolsüz diş eti hastalığı da kan şekeri düzenlemesini güçleştirebilir. Ayrıca hamilelik dönemindeki hormonal değişiklikler, bazı ilaçların kullanımı ve genetik yatkınlık da risk profilini etkiler.
Diş yüzeyi temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesi ile cepler içindeki bakteri birikimi uzaklaştırılır. Çoğu vakada birden fazla seans gerekir. Bu aşamanın ardından dokunun iyileşme yanıtı değerlendirilir.
Derin ceplerin devam ettiği ya da kemik defektinin bulunduğu vakalarda cerrahi işlemler gündeme gelir. Rejeneratif tekniklerle kaybedilen dokunun bir bölümünün yeniden kazanılması hedeflenebilir. Bu işlemler periodontoloji alanında deneyim gerektirir. İstanbul Anadolu Yakasında hizmet veren maltepe diş kliniği seçenekleri arasında tercih yapılırken, diş eti tedavileri konusunda hangi yöntemlerin uygulandığını sormak faydalı olacaktır.
Tedavi tamamlandıktan sonra süreç bitmiş sayılmaz. Periodontal hastalık geçirmiş kişilerde kontrol aralıkları genellikle üç ila altı aya çekilir. Düzenli takip olmadan hastalığın tekrarlama olasılığı yüksektir.
Diş kayıplarının önemli bir bölümü çürükten değil, diş eti hastalıklarından kaynaklanıyor. Ağrı beklemek yerine kanama gibi erken belirtileri dikkate almak, tedavi seçeneklerini genişleten en pratik yaklaşımdır. Günlük diş ipi kullanımı ve düzenli klinik kontrolü, bu hastalığa karşı en etkili iki savunma hattı olmayı sürdürüyor.