Eski CHP Parti Meclisi Üyesi Dursun Bulut, komedyen Deniz Göktaş’ın 88 gün tutuklu kalmasının ardından tahliye edilmesi üzerine değerlendirmelerde bulundu. Göktaş’a geçmiş olsun dileklerini ileten Bulut, genç komedyenin düşüncelerini ifade etmekten vazgeçmemesini de takdir ettiğini belirtti.
Dursun Bulut açıklamasında, Deniz Göktaş’ın tahliye edilmesinin ardından yaptığı açıklamalara dikkat çekerek, “Kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ayrıca ‘Düşüncelerinizi özgürce ifade edin, vazgeçmeyin’ sözlerinden dolayı da kutluyorum” ifadelerini kullandı.
Bulut, Göktaş’ın BirGün Gazetesi’nde yayımlanan röportajının ardından bazı CHP’li isimlerin sosyal medya ve çeşitli platformlarda genç komedyene yönelik sert ifadeler kullanmasını da eleştirdi.
İfade özgürlüğünün yalnızca kişinin kendi düşüncelerini savunmasıyla sınırlı olmadığını belirten Bulut, farklı düşüncelere de saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.
Bulut, değerlendirmesinde şu görüşlere yer verdi:
“Empati yapmayan topluluklar kendilerini her konuda doğru, karşılarına aldıklarını ise hep yanlış görürler. Ki bu da hasımlaşmayı, diyaloğun kesilmesini getirdiği gibi, öz eleştiri yapmanın, hatasını görmenin önünü de kapatır.”
Deniz Göktaş’ın daha önce dile getirdiği görüşlerini geri çekmediğine dikkat çeken Bulut, yaşanan tartışmanın CHP açısından da öz eleştiri fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bulut, “Genç komedyen haksız, hukuksuz yere içeri atılmış, 88 gün hapis yatmış ama yılmamış, önceden söylediklerini inkâr etmemiş. O gün Sayın Kılıçdaroğlu ile görüşmek istemediğini belirtmiş, bugün de bunu tekrar ediyor. Bu niye zorumuza gidiyor?” ifadelerini kullandı.
Bulut ayrıca, tartışmanın kişisel polemiklere dönüşmesi yerine yaşanan süreçten ders çıkarılması gerektiğini ifade ederek, “Bunda ders çıkarma yerine neden ateşli, lekeleyici sözler kullanılıyor? CHP merkez yöneticilerinin kabahati yok mu?” diye sordu.
Dursun Bulut, açıklamasında kamuoyunda sıkça kullanılan “Önce iğneyi kendine, sonra çuvaldızı başkasına batır” sözünü hatırlatarak, siyasetçilerin ve siyasi yapıların kendi tutumlarını da sorgulaması gerektiğini belirtti.
Bulut, Deniz Göktaş’ın ailesi ve avukatıyla yeterince iletişim kurulmadan gerçekleştirildiğini düşündüğü sürece ilişkin eleştirilerini şöyle dile getirdi:
“Sen, Deniz Göktaş’ın annesi, babası, avukatıyla irtibat kurmayacaksın, Deniz Göktaş’a ulaşıp görüşünü öğrenmeyeceksin, sıradan bir kişi gibi genel başkanı alıp adliyeye götürüp banklarda oturtacaksın, sonra da Deniz Göktaş’ı suçlayacaksın! Bu hakkaniyetli bir duruş değildir.”
Bulut, siyasi aktörlerin farklı düşüncelere karşı yaklaşımında daha dikkatli olması gerektiğini belirterek, ifade özgürlüğünün savunulmasının tutarlı bir yaklaşım gerektirdiğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda öz eleştiri, saygı ve diyalog çağrısı yapan Bulut, şu ifadeleri kullandı:
“Önce iğneyi kendine batır, sonra ifade özgürlüğüne sahip çık ve saygı duy, öz eleştiri yap, bunlardan sonra diyalog kapısı kapatılıyorsa o zaman küfür etmeden eleştir.”
Bulut, sözlerini bir başka anonim sözle tamamladı:
“İnsan gırtlağında kırk boğum var, söz ederken kırk boğumdan geçir, öyle sözünü et derler. Ne diyeyim? İnşallah benim sözlerim de yanlış anlaşılmaz ve kırk boğumdan süzülür!”