Aleviler ibadet sırasında ellerini semaya açmak yerine kalplerine koyar. Bu davranış, Allah’ın mekândan münezzeh olduğuna ve insanın özünde tecelli ettiğine olan inancı simgeler. Alevi öğretisine göre “Hak”, insanın gönlündedir. Bu nedenle en büyük ibadet, insanın kalbini kırmamak ve kimsenin gönlünü incitmemektir.
Bu anlayış, Aleviliğin temel felsefesi olan “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” ve “Eline, beline, diline sahip ol” ilkeleriyle de örtüşmektedir.
Alevi inancında ibadet; sevgi, hoşgörü, eşitlik ve insan haklarına saygı temelinde şekillenir. Cem ibadeti, toplumsal birlik ve paylaşımı güçlendiren önemli bir ritüeldir. Kadın ve erkeğin birlikte ibadet etmesi ise Aleviliğin eşitlikçi yapısının bir göstergesidir.
Uzmanlar, Alevi öğretisinde gönül kırmanın en büyük günahlardan biri sayıldığını vurguluyor. Bu nedenle Alevilikte esas olan; insanı incitmemek, adaletli olmak ve vicdanlı yaşamaktır.
Alevi inancının merkezinde yer alan “Gönül kırma” öğretisi, toplumsal barış ve birlikte yaşama kültürü açısından önemli bir mesaj taşımaktadır. İnanç farklılıklarına rağmen ortak değerlerde buluşmanın mümkün olduğu vurgulanmaktadır.
“Allah ne yerdedir ne gökte… Hak insanın gönlündedir” anlayışı, bireyin içsel yolculuğunu ve ahlaki sorumluluğunu ön plana çıkarıyor.