Bulut, AKP yanlısı grubun seçim sonrası attığı radikal sloganlara dikkat çekerek, yeni yönetimin ilk icraatlarının oda çalışanlarına mobbing uygulamak ve konferans salonundan 68 kuşağının öncü isimlerinden Harun Karadeniz’in adını silmek olduğunu belirtti. “Anti-emperyalist mücadele veren bizler dış güçlerin maşası olarak yaftalanıyoruz” sözleriyle çelişkiye işaret etti.
Bulut, siyasi partilerde de benzer bir tablo olduğunu ifade ederek, emperyalist güçlerin ve otoriter rejimlerin iç çekişmeleri körüklediğini söyledi. 1994 yerel seçimlerinde SHP, DSP ve CHP’nin birbirini tüketerek bugünkü iktidarın yolunu açtığını hatırlattı.
Bulut’un açıklamasında öne çıkan başlıklar:
Bakanların yolsuzluk iddialarına rağmen yargılanmaması
Belediye başkanlarının “mental yorgunluk” gerekçesiyle görevden alınması
Eğitimde ÇEDES uygulamaları ve dini içerikli kitapçıkların dağıtılması
Emeklilerin düşük maaşlara mahkûm edilmesi
Kadın cinayetleri, akran şiddeti ve uyuşturucunun ortaokul seviyesine inmesi
Boğaziçi Üniversitesi’nin bilim yuvası kimliğini kaybetmesi
Bulut, demokratik kuruluşların ve siyasi partilerin katılımcı, saydam, eşitlikçi ve demokratik işleyişe sahip olmaması halinde hüsranın kaçınılmaz olduğunu belirtti. “Faşizm ve kökten dincilik karşısında birleşik bir demokratik zemin oluşturulamazsa hastalığın adı koltuk kavgası ve nepotizmdir” dedi.
Son olarak halkın mesajını şu sözlerle aktardı: “Ya doğruları görün ve kendinizi düzeltin ya da biz sizi tarihin erinliklerinden bırakırız.”