Eski CHP Parti Meclisi Üyesi Dursun Bulut, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sn. Kuşoğlu’nun bir televizyon programında yaptığı açıklamalar üzerinden CHP’nin genel başkanlık tartışmaları, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasında kurulan pakt ve Menderes Belediyesi’nde yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bulut, açıklamalarında CHP’nin kişilere değil, ilkelere, kurullara ve demokratik işleyişe dayalı bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Dursun Bulut, CHP Genel Başkan Yardımcısı Kuşoğlu’nun, Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan adayı olup olmayacağına ilişkin değerlendirmelerini ele aldı.
Kuşoğlu’nun, Kılıçdaroğlu’nun aday olmayacağını açıklaması ya da CHP yöneticilerinden bu yönde açıklamalar gelmesinin parti içerisinde disiplinsizlik ve boşluk yaratabileceği yönündeki sözlerini değerlendiren Bulut, konunun ilk bakışta doğru bir değerlendirme gibi algılanabileceğini ancak CHP’nin tüzüğü ve demokratik işleyişinin esas alınması gerektiğini belirtti.
Bulut, Kılıçdaroğlu’nun daha önce partiyi güvenli bir limana taşıdıktan sonra seçilecek kadrolara teslim edeceğini ifade ettiğini hatırlatarak, genel başkanlık tartışmalarının gereksiz şekilde gündeme taşınmasının partiye fayda sağlamayacağını savundu.
“Partinin tüzüğü var, şu an bu konuları konuşmak erken ve gereksiz” şeklinde bir yaklaşım ortaya konulması halinde bu görüşe katılacağını belirten Bulut, CHP’nin geçmişte de cumhurbaşkanı adaylığı konusunda uzun süre tartışmalar yaşadığını hatırlattı.
Bulut, CHP’nin demokratik geleneğine dikkat çekerek, parti üyelerinin zamanı geldiğinde demokratik yollarla karar vereceğini ifade etti.
“Bu parti o kadar büyük partidir ki, günü gelince demokratik yollarla kadrolarını da seçer, genel başkanını da seçer. Kimse kendini kurtarıcı, herkesten daha iyi, partiden büyük veya vazgeçilmez görmemeli.”
Bulut, üyelerin değişim yönünde karar vermesi halinde bu sürecin önüne geçilmemesi gerektiğini belirterek, parti içi tartışmaların kişiselleştirilmemesi çağrısında bulundu.
Dursun Bulut’un değerlendirmelerinde bir diğer başlık ise Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulduğu açıklanan pakt oldu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Kuşoğlu’nun söz konusu oluşumu “güzel bir iş” olarak değerlendirmesini eleştiren Bulut, böylesine önemli bir konuda TBMM’nin ve siyasi partilerin yeterince bilgilendirilip bilgilendirilmediğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.
Bulut, “TBMM’ye mi getirildi? Siyasi partilere bilgi mi verildi? Ya da TBMM’de onaya mı sunuldu?” sorularını yönelterek, kamuoyunu ve geniş bir bölgeyi ilgilendiren uluslararası nitelikteki anlaşmaların şeffaf biçimde ele alınması gerektiğini savundu.
Bulut’a göre, parti içerisinde ilkelerin ve kurulların işletilmeden karar alınması, geçmişte olduğu gibi bugün de CHP açısından sorunlara yol açabilecek bir yaklaşım.
“İlkeleri unutmak, kurulları çalıştırmadan karar vermek, bize hep zarar verdi, vermeye de devam ediyor” diyen Bulut, halkın ve parti üyelerinin kendilerine değer verilmesini ve önemli konularda görüşlerinin alınmasını beklediğini ifade etti.
Dursun Bulut açıklamasının son bölümünde ise Menderes Belediyesi’nde yaşanan siyasi gelişmelere değindi.
Sosyal medyada “Menderes Belediyesi AKP’ye kaptırıldı” şeklinde haber ve yorumların yayıldığını belirten Bulut, gün içerisinde CHP ile Yeni Parti arasında anlaşma sağlandığı ve Yeni Parti’nin adayının destekleneceği yönündeki iddiaların gündeme geldiğini ifade etti.
Bulut, belediye meclis üyelerinin yapılan çağrılara rağmen oy kullanmamasının normal karşılanamayacağını ancak yaşanan gelişmeler üzerinden doğrudan bir saldırı kampanyası başlatılmasının da doğru olmadığını söyledi.
Her iki partinin de kendi içerisinde atması gereken adımlar bulunduğunu belirten Bulut, CHP’nin parti kararlarına aykırı hareket eden meclis üyeleri konusunda net bir tavır ortaya koyması gerektiğini savundu.
Bulut, CHP ve Yeni Parti arasında yaşanan siyasi gerilimlerin sona erdirilmesi gerektiğini belirterek, iki partinin de ortak bir ilkesel yaklaşım benimsemesi çağrısında bulundu.
Bulut’un önerisi ise seçimlerde ve belediye meclislerindeki dengelerde sayısal üstünlüğün bulunduğu partinin adayının prensip olarak desteklenmesi yönünde.
Bulut, bunun aksi yöndeki uygulamaların siyasi belirsizlikleri artırabileceğini belirterek sözlerini şu değerlendirmeyle tamamladı:
“CHP ve Yeni Parti artık ilkesel bir duruş göstermeli. Kimin sayısal üstünlüğü varsa prensip olarak o partinin adayı desteklenmelidir. Aksi, dün içine düştüğümüz kötü durumun süreklilik kazanmasıdır.”