Saadet Partisi’nin açıklamasında, üniversitelerin bilginin üretildiği, farklı fikirlerin özgürce tartışıldığı ve gençlerin düşünme ve sorgulama becerilerini geliştirdiği kurumlar olduğu belirtildi.
Açıklamada, Türkiye’de akademik özgürlüğe ilişkin verilerin gerilemeye işaret ettiği savunularak V-Dem verilerine atıf yapıldı. Buna göre Türkiye’nin Akademik Özgürlük Endeksi’nin 2015 yılında 0,278 seviyesindeyken 2025 yılında 0,088 seviyesine gerilediği ifade edildi.
Araştırma ve öğretim özgürlüğüne ilişkin göstergenin de 2012 yılında 0,49 seviyesinden 2025 yılında 0,14 seviyesine düştüğü belirtilen açıklamada, akademik ve kültürel ifade özgürlüğünde de gerileme yaşandığı kaydedildi.
Saadet Partisi, akademik özgürlük konusunun yalnızca akademisyenleri ilgilendiren bir mesele olmadığını belirtti.
Açıklamada, özgür düşüncenin olmadığı bir ortamda özgün bilimsel çalışmaların yapılmasının, yeni fikirlerin geliştirilmesinin ve ülkenin sorunlarına kalıcı çözümler üretilmesinin zorlaşacağı ifade edildi.
Saadet Partisi açıklamasında üniversitelerin herhangi bir siyasi anlayışın etkisi altında kalmaması gerektiği savunularak şu değerlendirmeye yer verildi:
“Saadet Partisi olarak üniversitelerin herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesi hâline getirilmesini doğru bulmuyoruz. Bizim ihtiyacımız ‘bizim üniversitelerimiz’ değil; milletimizin ve insanlığın ortak birikimine katkı sağlayan bilim üniversiteleridir.”
Açıklamada, akademisyenlerin araştırma konularını bilimsel ölçütler doğrultusunda belirleyebilmesi ve ulaştıkları sonuçları özgürce paylaşabilmesi gerektiği vurgulandı.
Saadet Partisi, üniversitelerin kurumsal özerkliğinin güçlendirilmesini savunduğunu belirterek rektörlerin belirlenmesinde akademik camianın daha fazla söz sahibi olduğu bir yapının oluşturulması gerektiğini ifade etti.
Bu yapıda liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin temel ilkeler olması gerektiği belirtilirken, devletin denetleme görevini yerine getirmesi ancak bu denetimin akademik hayat üzerinde baskıya dönüşmemesi gerektiği kaydedildi.
Açıklamada akademisyenlerin bilgi ve tecrübelerinin yalnızca üniversiteler içerisinde kalmaması gerektiğine de dikkat çekildi.
Bilim insanlarının birikimlerinden sanayi, yerel yönetimler, siyaset ve toplumsal hayatın farklı alanlarında yararlanılması gerektiği belirtilerek, bilimsel bilginin üretilmesinin yanı sıra toplumun faydasına sunulmasının da önem taşıdığı ifade edildi.
Saadet Partisi açıklamasında partinin “Önce Ahlâk ve Maneviyat” anlayışına da yer verildi.
Bilginin ahlak, hakkaniyet ve insanlığın faydasıyla buluşması gerektiği belirtilen açıklamada, bilimsel özgürlüğün akademik etik, liyakat ve topluma karşı sorumlulukla birlikte yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
Açıklama, “Türkiye’nin güçlü yarınları güçlü üniversitelerle mümkündür” mesajıyla sona erdi.
Saadet Partisi, hedeflerinin siyasetin gölgesinde kalan değil; bilimin ışığında ilerleyen, özgür, ahlaklı, liyakatli ve üretken üniversiteler olduğunu belirterek açıklamasını kamuoyuna saygıyla duyurdu.