Almanya'da çalışmalarını sürdüren uluslararası ödüllü Türk kökenli hekim Dr.
Yadigar Genç, kişiye özel ve hedefe yönelik kanser tedavileri üzerine yürüttüğü
çalışmalarla dikkat çekiyor...
Kanser kök hücrelerini hedef alan yaklaşımlar, fotodinamik lazer tedavisi ve bağışıklık sistemini
destekleyen yöntemlerin birlikte değerlendirildiği tedavi modeli, modern onkolojide öne çıkan
yeni nesil uygulamalar arasında gösteriliyor.
Kanser tedavisinde son yıllarda bilim dünyasının odak noktalarından biri, yalnızca tümör
dokusunu küçültmek değil, tedaviye direnç gösterebilen ve hastalığın yeniden ortaya çıkmasına
zemin hazırlayabilen kanser kök hücrelerini de hedef almak oldu.
Bilim insanlarına göre kanser kök hücreleri; klasik tedavilerden kaçabilen, uzun süre sessiz
kalabilen, yeniden çoğalabilen ve metastaz gelişiminde rol oynayabilen hücreler arasında yer
alıyor. Bu nedenle modern onkolojide geliştirilen yeni yaklaşımlar, tümörün yanı sıra bu
hücrelerin de kontrol altına alınmasını amaçlıyor.
Bu alanda çalışmalarını Almanya'da sürdüren uluslararası ödüllü Türk kökenli hekim Dr. Yadigar
Genç, kişiye özel ve hedefe yönelik tedavi yaklaşımları üzerinde çalışıyor. Dr. Genç'in
merkezinde uygulanan yöntemlerden biri de intravenöz fotodinamik lazer tedavisi.
Tedavi sürecinde öncelikle ışığa duyarlı özel moleküller (fotosensitizer ajanlar) hastaya
uygulanıyor. Bu moleküllerin tümör dokusunda daha fazla birikmesi hedefleniyor. Ardından
belirli dalga boyundaki lazer ışığıyla aktive edilen bu moleküller, kanser hücreleri içerisinde
yüksek enerjili reaktif oksijen türlerinin oluşmasını sağlayarak hedeflenen hücrelerde kontrollü
hücresel yıkım mekanizmasını tetiklemeyi amaçlıyor. Böylece sağlıklı dokuların mümkün
olduğunca korunması hedeflenirken, işaretlenmiş tümör hücreleri üzerinde seçici etki
oluşturulması amaçlanıyor.
Dr. Genç'in uyguladığı yaklaşım yalnızca fotodinamik lazer tedavisiyle sınırlı kalmıyor.
Günümüzde bağışıklık sisteminin kanserle mücadelede kritik rol oynadığı görüşünden hareketle,
tedavi planları kişiye özel immünolojik analizler doğrultusunda hazırlanıyor.
Fotodinamik lazer tedavisi; immünomodülasyon, hipertermi, intravenöz lazer uygulamaları ve
gerektiğinde kişiye özel hücresel tedavi yaklaşımlarıyla destekleniyor. Böylece yalnızca mevcut
tümör dokusunun hedeflenmesi değil, aynı zamanda bağışıklık sisteminin tümörü daha etkin
tanıyabilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Uzmanlara göre her kanser hastasının tümör biyolojisi, genetik yapısı, daha önce aldığı
tedaviler, genel sağlık durumu ve bağışıklık sistemi birbirinden farklılık gösteriyor. Bu nedenle
uygulanacak tedavi protokollerinin de standart değil, kişiye özel planlanması önem taşıyor.
Merkezde uygulanan tedaviler hastaneye yatış gerektirmeden ayaktan gerçekleştiriliyor.
Hastalar yaklaşık 10 günlük program kapsamında günlük ortalama iki saat süren seanslara
katıldıktan sonra aynı gün normal yaşamlarına dönebiliyor.
Bilim dünyasında giderek daha fazla kabul gören yaklaşım, tek tip tedaviler yerine kişiye özel,
hedefe yönelik ve bağışıklık sistemini de sürece dahil eden yeni nesil onkolojik stratejilerin
geliştirilmesi yönünde ilerliyor.