Bilindiği gibi, CHP Genel Merkez Yönetimi, adaylarımızı belirleme çalışmalarını, AKP'nin yargı üzerindeki yeni vesayet oyunu nedeniyle geçen hafta yerine, bu hafta Çarşamba gününe ertelemişti. 27 Aralık'ta sayfamda "ön seçim veya eğilim yoklaması yapılacağı sözleri son gelişmelerle birlikte büyük oranda gerçekliğini kaybetti" diye yazmıştım. Gerekçem şuydu: Süreç sürekli uzatıldı, yöntem netleştirilmedi. En azında konuyu böyle algıladık, İstanbul üyeleri olarak. Bununda partimize zarar vereceğini yazıma eklemiştim. Kimi arkadaşlarımız ise bu düşüncelerimi farklı yorumlayarak, "sen gerimi çekildin" diye sorular sormuşlardı.
Sevgili Dostlar, kastımı ya yanlış ifade ettim ya da yanlış algılandı. Kastım şu idi:
● Bürokrat aday adayı arkadaşımızın aday olacağı şeklindeki konuşmaların yaygınlaştığı ortamda, diğer 13 aday adayının mahallelere gidip çalışma yapmasının artık bir anlamı kalmamıştı. Hatta aday adaylarının mahallede üyeleri ziyaret etmeleri ister, istemez olumsuz konuşmaların zeminini oluşturmaya başlamıştı. Bu da partimizi yıpratıyordu. Bu gerekçe ile gelişmeleri doğru görmeyip aday adaylık, üzerine basarak tekrar yazıyorum mahallelere giderek yaptığım aday adaylık çalışmalarımı durdurmuştum. Ne zamana kadar? Tabiiki aday adaylık sürecinin sonlandırılacağı ana kadar. PM, kimi aday ilan ederse tüm üyelerimiz bir nefer gibi çalışacağından da eminim.
● Bir başka husus, bir kısım arkadaşlar sonuna kadar "neden direnmedin?"gibi, yorumlar yaptılar. Bu yorumları da doğru bulmuyorum. Elbette ki, adayın PM'e tarafından açıklanacağı dakikaya kadar, tüm aday adayları gibi, benimde başvuru dosyam masada. Dilekçe verip çekilmiş değilim.
● Eğlim Yoklaması veya Ön Seçim benim olmazsa olmazım. Parti yönetimi kamuoyuna yaptığı açıklamalar nedeniyle bir çoğumuz aday adayı olduk. Doğaldır ki, öncelikle eğilim yoklaması kararını bekliyorum.
● Bir uyarıyı daha yapmak istiyorum. PM'den onay almadan, adaymış gibi çalışmaya başlayan veya kendilerini örgütün adayı gibi gören aday adaylarının, farkından olmadan doğurdukları iki tehlike daha var:
1- Bürokrat adayların gereğinden fazla olması halinde, örgüt kendini 2'inci plana itilmiş olarak görecektir. Bu da üyelerde ve aday adaylarında kırgınlık yaratacak. Bu çok tehlikeli bir adımdır. Hassas dönemlerde hassasiyeti çoğaltacak adımlardan kaçınılmalıdır.
2- Yine bu durum, beledyeleri yönettiğimiz yerlerde mevcut belediye başkanına karşı saygı ölçülerini aşındırır veya bir kısım belediye başkanını, olumsuz davranışlara itebilir. Bu durumda gözden uzak tutulmamalıdır.
Nasıl bir karar alınacaksa sorumluluk, genel merkezimizin. Hangi adımı atacaksanız, lütfen daha fazla uzatmadan, 10 Ocak PM toplantısında kararı veriniz. Kararlarınız uzadıkça partimizin zarar göreceğini unutmayınız!