AKP iktidarı değerleri, ahlakı, adaleti ortadan kaldırdığı, yasaları işlemez hale getirdiği, kural tanımadığı için ülkemizde her türlü olumsuzlukla birlikte hakaret etmekte normal bir davranış haline geldi. İktidar bu olumsuz davranışları körüklüyor. Yeter ki, toplum çöküntüye uğrasın, CHP'liler birbirine düşsün, CHP'lilere ve CHP'ye herkes saldırsın.
AKP'nin tek kırmızı çizgisi var, o da iktidarları eleştirilmesin. Gerisi umurlarında değil. Açlık, sefalet, işsizlik varmış, ekonomi krizdeymiş hiç önemli değil. Eğer AKP'nin bu tür politikarını eleştirirseniz; Dilruba Y., Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Can Atalay, Selahattin Demirtaş gibi kendinizi içeride bulursunuz.
Bugünlerde hepimiz partimize, eski veya mevcut genel başkanlarımıza, il - ilçe başkanlarımıza, belediye başkanlarımıza kısaca tüm kadrolarımıza sahip çıkmalıyız. Çünkü; iktidar, CHP'nin iktidarının yakın olduğunu görünce kurşun askerlerini harekete geçirdi. Fatih Altaylı bunlardan biri. Haddini aşarak eski genel başkanımız Sn.Kemal Kılıçdaroğlu'na hakaret etmekte. Bu bet ağızlı ve gazeteci bozuntusunu lanetliyorum.
Bu arada genel merkezimize de bir sitemimi iletiyorum. Bu hadsize haddini Sn.Kemal Kılıçdaroğlu değil, Sn.Özgür Özel bildirmeliydi. Hakaretlerinin hesabının yargıda sorulması için hızla adım atılmalıydı. Unutmayalım! Bu bet ağızlar çoğaltılacak.
Ortada fol yok, yumurta yok; Tüzük Kurultayımız seçimli mi olacak, seçimsiz mi olacak; CB'nı adayı A ismi mi, B ismi mi olacak gibi tartışmalar ortalığı kasıp kavuruyor. Aklı sıra sonlarının gelmesini engelleyecekle- rini umuyorlar. Sadece bunları yapmıyorlar eş zamanlı olarak milletvekili, belediye başkanları transfer ediyorlar. Korkunun, ecele faydası yok. Sonlarının geldiğini en çokta kendileri biliyorlar.
Yeri gelmişken AKP'ye giden milletvekilinin 2023 seçimlerinde listemizde yer aldığını, partimizin öz evlatlarının milletvekili olmasını engellediği de unutulmamalı. Kendi içimizde bunun hesabı da verilmelidir.
Yine unutmayalım! AKP'e bizi bu kadar kolay tartıştırıyorsa, partimizi akşam sabah TV tartışma programlarına taşıttırıyorsa, biraz da bizim payımızın olduğu unutulmamalıdır.
Dolayısıyla Partimizin sorunlarını çözmeden, birlik ve beraberlik sağlamadan, ülkemizin geleceğini kapsayan projeler; örgütle, halkla birlikte belirlenmeden, bu projeleri kamuoyuna sunmadan, 3 seneden fazla süresi olan bir seçimde Adaylarımız kim olacak tartışmasına fırsat verirsek, ülkemize yazık ederiz!