Sorguladığınızda küçük dilinizi yutar gibi oluyorsunuz. Ekonomi üretimden koparılmış, işsizlik - açlık zirvede. Özgürlükler yok edilmiş durumda ancak Türkiye'de hamam aynı, tas aynı. 21 yılı aşkındır değişen birşey yok.
Bakıyorsunuz, İstanbul'da Filistin'e saldırıyı protesto mitingi oluyor ama mitingi örgütleyenler İsrail'e mal satıyor. Silah ve bomba üretiminde kullanılan çelik Türkiye'den gidiyor. Firmaların çoğu MÜSİAD'a üye ve taşıma işlerini yapan firmaların AKP 'li olduğunu medyadan öğreniyoruz
Yoksul ve halisane bir şekilde İsrail'li protestoya gidenlerin tamamı bu durumu biliyor mu? Bilmediğini söyleyebiliriz. Ancak bilen muhalif partiler, bu tezatı yani mitingi yapan ve aynı zamanda mal satanların aynı kişiler olduğunu kamuoyuna duyurma görevlerini yeterince yapamıyor. Evet açık ki, yapamıyor. Tıpkı; "2011 seçimleri öncesi, 2023'de ilk yerli uçağımız semalarda ve 2021'in hemen başında da 2023'de aya gideceğiz" dediklerinde teşhir edemedigimiz gibi. 2023 bitti, ne uçak var ne de aya giden. 6 Şubat depreminden sonra da demişlerdi ki, 250.000 konutu bir yıl içinde vereceğiz. Hâlâ insanlarımız konteyner veya tehlika saçan yerlerde barınmaya çalışıyor.
Başka vaatleride vardı iktidarın 2011'de. "Türkiye, gelişmiş ilk on ekonomiye girecek, kişi başı gelir 2023'de 25 bin doları geçecek" demişlerdi. Bu gerçek dışı beyanlarda sadece kandırma ifadeleri olarak gerçekleşti. Halkı kandırmaya devam ediyorlar. Bugün söylüyorlar, yarın inkar ediyorlar.
Birkaç hafta önce Milli Eğitim Bakanı; tarikatları sivil toplum örgütleri olarak gördüğünü açıklamıştı. Sonra inkar etti ve sözleşme yapmadıklarını söyledi. Bu gerçek dışı ifadeler ortada. Sn.Bakan ya önce gerçekleri söyledi ki, öyleyse derhal istifa etmeli / ettirilmeli ya da son ifadeleri gerçek dışı. Yine istifa etmeli /ettirilmeli. Peki bunları sorgulayan var mı? Yok. Çünkü; TBMM'de sorgulama kanalları, ya kapalı ya da gensorularla işletilemiyor. Basın toplantılarıyla, mitinglerlerle teşhir edilemiyor. Gerçek dışı ifadeleri kullananlara davalar da açılamıyor veya demokratik olarak protesto da edilmiyor.
Söylenecek çok söz var ama verdigim birkaç örneğin yeterli olduğu kanaatindeyim. Dolayısıyla 21 yılı aşkındır bu anlayış iktidarda. Bakalım daha kaç yılımızı götürecek, bu iktidar? Yaşayıp göreceğiz!