Yasemin Minguzzi, Hasret Doğan, Özlem Dinç, Nazlıcan Aygün, Huriye Karaman, Tanju Mutluay, Zeynep Balcı, Esat Aydın... Yakınlarını değişik adli olaylarda kaybedip adalet arayan aileler zaman zaman adliye önlerinde buluşuyor, birbirlerinin acılarını paylaşıyor, mücadelelerine omuz veriyor... O annelerden bazıları ANKA'ya konuştu... Eski Kızılay Genel Müdürü Kerem Kınık'ın kızı Fatıma Zehra Demir Kınık'ın çarparak ölümüne neden olduğu Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan da "Oğlum için de 15 aydır adalet sağlanmadı. Manevi tazminat yatırıldı 500 bin lira PTT’den ismime. Ben manevi tazminat talebinde bulunmadım ama her seferinde parayla bir şeyleri yapabileceklerini düşünüyorlar galiba. Bu iş öyle bir şey değil. Parayla ölçülemez benim evladımın yaşam hakkı. Ben evladımın yaşam hakkını savunuyorum ve şikayetimden, davamdan vazgeçmeyeceğim. 15 aydır acı içinde kıvranıyorum ve 15 aydır benim oğlum hayatta değil" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Tutuklu ve hükümlü sayısının rekor seviyelerde bulunduğu Türkiye'de adalet arayan aileler de dikkat çekiyor... Yasemin Minguzzi, Hasret Doğan, Özlem Dinç, Nazlıcan Aygün, Huriye Karaman, Tanju Mutluay, Zeynep Balcı, Esat Aydın... Onlardan bir kaçı. Yakınlarını değişik adli olaylarda kaybedip adalet arayan aileler zaman zaman adliye önlerinde buluşuyor, birbirlerinin acılarını paylaşıyor, mücadelelerine omuz veriyor...
O ailelerden, annelerden, babalardan, kardeşlerden bazıları ANKA'ya konuştu... Kadıköy'deki tarihi Salıpazarı'nda bıçaklı saldırı sonucu öldürülen 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti davasının 5’inci duruşması için Kartal'daki Anadolu Adliyesi'nde bir araya gelen annelerden eski Kızılay Genel Müdürü Kerem Kınık'ın kızı Fatıma Zehra Demir Kınık'ın çarparak ölümüne neden olduğu Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan da "Oğlum için de 15 aydır adalet sağlanmadı. Manevi tazminat yatırıldı 500 bin lira PTT’den ismime. Ben manevi tazminat talebinde bulunmadım ama her seferinde parayla bir şeyleri yapabileceklerini düşünüyorlar galiba. Bu iş öyle bir şey değil. Parayla ölçülemez benim evladımın yaşam hakkı. Ben evladımın yaşam hakkını savunuyorum ve şikayetimden, davamdan vazgeçmeyeceğim. 15 aydır acı içinde kıvranıyorum ve 15 aydır benim oğlum hayatta değil" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Adalet arayan diğer ailelerden bazılarının anlatımları şöyle:
Pendik'te yolun karşısına geçmek isterken bir otomobilin çarpmasıyla yaşamını yitiren Işıl Öykü Dinç’in annesi Özlem Dinç: Maalesef dosyamızda bir MOBESE görüntüsü yok. Işıl’ın kaza yerinde bir MOBESE direği olmasına rağmen emniyet o gün MOBESE direklerinde bakım çalışması olduğu için dosyaya MOBESE görüntüsü eklemedi. Biz, o anda kaza yerini çeken bir motor kaskının görüntüsünden kazayı görebiliyoruz. Görüntüyü emniyet servis etti, biz de ilk defa sosyal medyada, haberlerde izledik kızımın görüntüsünü. Görüntünün başında, ‘Kadın kadına çarptı ifadesi var. Ama bizim davamızda yargılanan bir erkek. Hangisi şoför bilmiyoruz. İkisi de tutuklu değil. Sadece 2-3 gün içerde kaldılar. Görgü şahitlerinin kızıma çarptığını söyledikleri kadın savcılığa ifade bile vermedi, mahkeme kayıtlarına eklenmedi, şahit olarak bile dinlenmedi... Dosyaya giren yeni delillere göre, 112’yi aramamışlar; yoğun bakım hemşiresi olmalarına rağmen müdahale etmemişler. Bir insana çarpıp ilgilenmiyorsanız, bu bir cinayet. Bu bir trafik cinayetidir. Ben adaletin kızım için yerine gelmesini istiyorum.
“Bu bir kaza değil; kurala uyulmadığı için biz çocuklarımızı kaybediyoruz”
Eski Kızılay Genel Müdürü Kerem Kınık'ın kızı Fatıma Zehra Demir Kınık'ın çarparak ölümüne neden olduğu Batın Barlasçeki’nin annesi Hasret Doğan: Adalet sarayının önünde bizler, sosyal medyada, haberlerde adalet arıyoruz. Bu ironik bir durum. Benim oğlum için de 15 aydır adalet sağlanmadı. Manevi tazminat yatırıldı 500 bin lira PTT’den ismime. Ben manevi tazminat talebinde bulunmadım ama her seferinde parayla bir şeyleri yapabileceklerini düşünüyorlar galiba. Bu iş öyle bir şey değil. Parayla ölçülemez benim evladımın yaşam hakkı. Ben evladımın yaşam hakkını savunuyorum ve şikayetimden, davamdan vazgeçmeyeceğim. 15 aydır acı içinde kıvranıyorum ve 15 aydır benim oğlum hayatta değil. Ama Zehra Kınık hala hayatına devam ediyor. Trafikte işlenen ağır suçlara kaza deniyor. Bu bir kaza değil, bilinçli bir şekilde, kurala uymadığı için biz çocuklarımızı kaybediyoruz. Bu trafik cezalarının ağır yaptırımlar içermesini istiyoruz
Ankara Keçiören'de bisikletiyle istinat duvarından düşüp yaşamını yitiren Yiğitcem Altınok’un annesi Nazlıcan Aygün: Oğlum 11 yaşındaydı. Bisikletinin frenleri koparılarak ölüme gönderildi ve 8 metrelik istinat duvarından düşerek hayatını kaybetti. Adalet arıyorum.
"Çocuğumu planlı bir şekilde öldürdüler; adam yaralamaya çevirip ceza verdiler"
Selçuk Karaman’ın annesi Huriye Karaman: Çocuğumu planlı bir şekilde öldürdüler; adam yaralamaya çevirip ceza verdiler. Çocuğum olay yerinde ölüyor, şahitlerimiz de var. Çocuğum hastaneye gittiğinde zaten ölmüş ama bunlar hastanede tedavi görmüş gibi lanse edilmiş oraya... Bunlar araştırılsın ona göre cezalar kesilsin. Bu düzen değişsin artık.
“Adalet suçsuzu korumaktır; haksızı değil suçsuzu koruyacak adalet”
Esenler'de gürültü kavgası sonrasında öldürülen Abdurrahman Balcı’nın annesi Zeynep Balcı: Benim oğlum 17 Mart’ta, Ramazan gününün ortasında sokak çeteleri tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Katillerin çoğu dışarıda şu anda, 2-3 gün gözaltıdan sonra onları serbest bıraktılar. Ne yapıyorlar bunlar dışarda, bir sonraki cana kıymak için mi dışarıdalar. Benim başka çocuklarım da var, ben onları nasıl koruyabilirim? Biri çıksın bize anlatsın bu durumu, diğer çocuklarımızın başına bir zarar gelmeyeceğinin güvencesini versin; verebiliyor mu?... Ben adalet dilencisi değilim. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak adaletin tez vakitte yerini bulmasını istiyorum. Çocuğumun katillerinin bir bir içeri girmesini istiyorum. Bu annelerin burada ne işi var? Neden bu anne çocuğunun başında değil de burada adalet sarayının önünde. Bu büyük bir ayıp. Ben devletime güvenmek istiyorum. Başka vatanım yok benim, nereye gideyim sığınayım ben, kime gideyim anlatayım derdimi? Benim evladımın hakkını kim koruyacak kim kurtaracak beni bu zulümlerden. Bir an önce adalet sağlansın. Adalet suçsuzu korumaktır; haksızı değil suçsuzu koruyacak adalet. Adaletin bir an önce yerine gelmesini istiyorum. Başka türlü bizi durduramazlar. Biz anneyiz...
“Suçu işleyenler biliyor ki bir kaç sene sonra çıkacağım, çıktığında da mafyacılık oynuyorlar”
Yorgun mermiyle oğlu Muhammet Mutluay’ı kaybettikten sonra Mağdur Aileler Platformu'nun kurulmasına öncülük eden Tanju Mutluay: Cezaların ağırlaşmasını başından beri söylüyorum. Cezalar ağırlaşmış olsa, kimse o suç aletlerini eline almaya cesaret edemez. Cezalar caydırıcı olmadığı için, o suçu işleyenler biliyor ki bir kaç sene sonra çıkacağım, çıktığında da mafyacılık oynuyorlar. Maalesef şimdi eve gideceğiz, akşam haberlerde nerede, kim öldürülmüş onu dinleyeceğiz. Bu hergün devam ediyor... Trafikte çarpıp öldürüyorlar, kamera kayıtlarını bir tanıdık bulup sildiriyorlar. Böyle bir sistem olamaz...
"Adalete güvenimiz yok"
4 yıl önce Gebze'de Afganistan uyruklu Muhammed Atikullah tarafından öldürülen Ayşegül Aydın’ın ağabeyi Esat Aydın: İnsanların çocukları, kardeşleri ölüyor; acılarını yaşamak yerine sokakta, basında, medyada seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Çünkü adalete güvenimiz yok.
"Bu, devletin en büyük sorunu; gündemi bu olması lazım"
Çocukluk arkadaşının silahından kurşunla yaşamını yitiren Kadir Özkök’ün annesi Ayşe Özkök: Tüm evlatlarımız için adaletin yerini bulmasını istiyoruz. Bu çocukların hiçbir suçları yok. Biri maça gidiyor, biri parka gidiyor. Biz bu çocukları maça göndermeyeceğiz, okula göndermeyeceğiz, parka, hastaneye göndermeyeceğiz, işe göndermeyeceğiz, biz bu çocukları nerede yetiştireceğiz, soruyorum ben devlete. Biz çocuklarımızı savaşa göndermedik ki toprağa verelim. Lütfen evlatlarmızın adaletini sağlayın. Yaşayamıyorum ben evladımsız. Öbür evladımın gözüne bakamıyorum, çok canım acıyor. Biz anneler ağlıyoruz, hiç mi görmüyorsunuz bizi? Neden görmüyorsunuz bizi? Bu, devletin en büyük sorunu. Gündemi bu olması lazım. Geleceğin nesilleri diyorsunuz ya, geleceğin nesilleri toprakta. Ayşe Tokyaz, onu da polis memuru vurdu. Biz polisimize güvenemeyeceksek, kime güveneceğiz?... 1 gün içeride kalmış, sonra çıkarmışlar. Bu nasıl olur? Şu an görevinin başındaymış.