Ataşehir escort Ankara escort
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort

CHP’li Vural Koçyiğit: “Tutuksuz Yargılama Esas Olmalı, İBB Davası Canlı Yayınlanmalıdır!”

CHP Kağıthane Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Vural Koçyiğit, Kağıthane Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nda yaptığı gündem dışı konuşmada İBB davasına sert tepki gösterdi. Koçyiğit, “Bu süreç halkın iradesine karşı bir kumpastır” dedi.
 Tarih: 07-03-2026 00:18:48   Güncelleme: 07-03-2026 00:22:48
CHP’li Vural Koçyiğit: “Tutuksuz Yargılama Esas Olmalı, İBB Davası Canlı Yayınlanmalıdır!”

Kağıthane Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı 1. Oturumunda söz alan CHP Grup Başkanvekili Vural Koçyiğit, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma ve davaları eleştirdi. Koçyiğit, sürecin hukuki değil siyasi olduğunu belirterek, “Bu operasyonların amacı Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı yürüyüşünü engellemektir” ifadelerini kullandı.

Koçyiğit, tutuklu belediye başkanlarının ve bürokratların adaletsiz bir şekilde hedef alındığını vurguladı:

TUTUKSUZ YARGILAMA ESAS OLMALI, İBB DAVASI CANLI YAYINLANMALIDIR!

Kıymetli Meclis Üyeleri ve Değerli İstanbullular;


Bundan yaklaşık bir yıl önce, 19 Mart öncesi başlatılan İBB soruşturması ve operasyonlar, Türkiye’nin demokrasisine ve millet iradesine yapılmış bir darbedir. Bugün burada sadece bir hukuki süreçten değil, halkın iradesine karşı kurulan bir kumpasın yıl dönümünden söz ediyoruz. Açıkça ifade etmek gerekir ki; başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız ve Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu olmak üzere 11 belediye başkanımız ile yol arkadaşlarımızı hedef alan bu süreç, hukukun evrensel ilkeleriyle değil, siyasi mühendislik hesaplarıyla kurgulanmıştır. Bu operasyonların amacı bellidir: Milletin umudu haline gelmiş Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü durdurmak, 16 milyon İstanbullunun iradesini gasp etmek ve Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı yürüyüşünü yargı kıskacıyla engellemeye çalışmaktır.

Halkın sandıkta verdiği yetkiyi mahkeme salonlarında geri almaya çalışanlar bilmelidir ki; yerel seçimlerden Türkiye’nin birinci partisi olarak çıkan Cumhuriyet Halk Partisi’ni ve onun vizyonunu bu tür operasyonlarla sindiremezsiniz. Bir yandan belediyelerimizi merkezi kaynaklarını keserek iş yapamaz hale getirip halka giden hizmeti kesmeye çalışırken, diğer yandan yargıyı bir siyaset aracı olarak kullanmak, doğrudan seçme ve seçilme hakkına müdahale anlamına gelmektedir. Bu kuşatma girişimi, sadece bir partiye değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine ve değişim iradesine karşı yapılmış bir müdahaledir.

Yürütülen bu yargılama süreci maalesef adaletten değil, siyasilerin iktidar hırsından beslenmektedir. Dosyalar somut kanıtlarla değil; iftiralarla, şaibeli itirafçılarla ve hukuk sistemimizin kanayan yarası olan "gizli tanık" beyanlarıyla doldurulmuştur. Delilsiz, ispatsız ve tamamen varsayımlar üzerine kurulu bu kumpaslar, adalet sistemimize olan güveni yerle bir etmektedir.

Yapılan yargılamalarda açık bir adaletsizlik yaşanmakta, "herkese eşit muamele" ilkesi ayaklar altına alınmaktadır. Dosyanın içinde “suç örgütü lideri” olarak tanımlanan kişi dışarıda serbestçe elini kolunu sallaya sallaya gezerken, tutuklu belediye başkanlarımızın ve bu ülkeye yıllarca hizmet etmiş onurlu bürokratlarımızın hedef tahtasına konulması kabul edilemez. Bir yandan ihaleyi veren iktidar kanadından bir belediye başkanı olduğunda ona dokunmayan yargı, o kişi bir CHP’li belediye başkanı olduğunda ise farklı işlemektedir. Bu çifte standart toplumun adalet duygusunu kökten zedelemektedir. Hukuk, bir kesimin koruma kalkanı, diğer kesimin ise başı üzerinde sallanan Demokles kılıcı olmamalıdır.

Ayrıca vurgulamak isteriz ki; bu davanın muhatapları halkın oylarıyla seçilmiş, adresi belli, kaçma şüphesi olmayan kamu görevlileridir. Hukukta asıl olan tutuksuz yargılamadır. Kesin hüküm giymemiş insanların özgürlüğünü kısıtlamak adaleti sağlamak değil, peşin bir cezalandırma ile algı operasyonu yürütmektir.

Bizim saklayacak hiçbir şeyimiz, veremeyecek tek bir hesabımız yoktur. Bu nedenle çağrımızı yineliyoruz: Bu yargılama süreci halkın gözü önünde, şeffaf bir şekilde canlı yayınlanmalıdır! Kimin haklı, kimin haksız olduğunu; kimin hizmet, kimin ise kumpas peşinde koştuğunu tüm milletimiz kendi gözleriyle görmelidir.

Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu olarak; ne İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızı ve Cumhurbaşkanı adayımızı, ne de halkın iradesini bu siyasi oyunlara kurban etmeyeceğiz. Adalet yerini bulana kadar susmayacak, milletin hakkını her kürsüde savunmaya devam edeceğiz!

 

Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!

CHP’li Vural Koçyiğit’in açıklamaları, İBB davasının siyasi boyutuna dikkat çekerek kamuoyunda tartışma yarattı. CHP Meclis Grubu, adalet sağlanana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.

 
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER Bülten Haberleri Haberleri
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI