Yapılan açıklamada, Suriye’de insanların yalnızca kimlikleri ve inançları nedeniyle hedef alındığı, sürgüne zorlandığı ve katledildiği vurgulandı. Arap Alevilerine yönelik saldırıların tesadüfi ya da münferit değil, aksine bilinçli ve sistematik politikaların ürünü olduğu belirtilerek, bunun açık bir insanlığa karşı suç olduğu ifade edildi.
Katılımcılar, Suriye’nin geleceğinin inkâr, dışlama ve nefret üzerine değil; barış, rıza ve eşit yurttaşlık temelinde inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada; Arapların, Kürtlerin, Türklerin, Ermenilerin, Çerkezlerin, Hristiyanların, Dürzilerin ve Alevilerin eşit ve kardeşçe yaşayabildiği demokratik bir Suriye talebi güçlü biçimde dile getirildi.
Basın açıklamasına, Alevi kurumları ve demokratik kitle örgütlerinin geniş katılımı dikkat çekti. Demokratik Alevi Dernekleri İstanbul Şubesi (DAD), Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Gazi Cemevi), Garip Dede Cemevi, Habipler Cemevi, HDK Halklar ve İnançlar Meclisi, SEV-DER, Kürecikliler Derneği, Bingöl Karer Köyleri Derneği, Dalçek Derneği, İstanbul Vartolular Derneği, Muş Varto Görgü Köyü Derneği, Dersim Araştırma Merkezi (DAM) ve Yaşamı Yeniden İnşa Hareketi imza atarak ortak bir vicdan duruşu sergiledi.
Gazi Cemevi önünde yankılanan bu güçlü ses, yalnızca Aleviler için değil; insan onuruna, yaşam hakkına ve halkların eşitliğine sahip çıkan herkes için tarihi bir çağrı oldu. Katılımcılar, dünyanın neresinde olursa olsun zulme karşı susmayacaklarını bir kez daha haykırarak, Suriye’de yaşanan insanlık suçlarının derhal durdurulmasını talep etti.