6 Şubat gecesi, Adıyaman’ın üzerine adeta kara bir yazı çöktü. Yer sarsıldı, gök sustu, şehir nefessiz kaldı. Taş üstünde taş kalmadı; yuvalar yıkıldı, ocaklar söndü, umutlar enkazın altında kaldı. Ağır yıkımın ortasında Adıyaman, bir gecede harabeye döndü.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin en ağır darbeyi vurduğu şehirlerden biri olan Adıyaman’da acı hâlâ taze. Adıyaman Dernekler Federasyonu Başkanı Hüseyin Sevinçtekin, yaşanan büyük felaketin ardından dinmeyen feryadı Kürtçe bir ağıtla dile getirdi.
Sevinçtekin, depremin yalnızca binaları değil; anaları, babaları, kardeşleri, evlatları, dostları ve yarenleri de alıp götürdüğünü ifade etti. “Bu felaket, sadece evleri değil, aileleri ve geleceği de yıktı” dedi.
Bir gecede soylar yarım kaldı, sofralar eksildi. Geride yetimler, tarifsiz bir acı ve bitmeyen bir yas kaldı. Şehrin sokaklarında artık ne çocuk sesleri var ne de eski hayatın izleri… Her köşe bir ağıda, her enkaz bir mezara dönüştü.
“Kimse kalmadı” sözleriyle yaşanan derin acıyı özetleyen Sevinçtekin, hüznün Adıyaman’da kemiklere kadar işlediğini vurguladı.
“Vay Şirin Adıyaman haline” diyerek yaşanan büyük çaresizliği dile getiren Sevinçtekin, 6 Şubat’ın şehrin hafızasına kan ve gözyaşıyla kazındığını söyledi.
Adıyaman, aradan geçen zamana rağmen yaralarını sarmaya çalışırken, kaybettiklerinin acısını yüreğinde taşımaya devam ediyor.