Fon krizine ilişkin konuşan Hüseyin Baş, kamuoyuna yansıyan rakamların ve mağduriyet iddialarının ciddi boyutta olduğunu savundu.
Baş, “800 milyar liranın üzerinde bir paradan bahsediliyor. 20 milyar dolardan fazla bir paraya denk geliyor. 500 bine yakın yatırımcıdan bahsediliyor, mağdurdan bahsediliyor” ifadelerini kullandı.
Yaşananların yalnızca yatırımcıların kayıplarıyla sınırlı kalmayabileceğini ileri süren Baş, gelişmelerin Türkiye ekonomisi ve finans piyasaları üzerinde daha geniş etkiler oluşturabileceği görüşünü dile getirdi.
Baş, fon krizine ilişkin değerlendirmesinde iktidara yakın medya organlarında yapılan yorumlara da değindi.
Bazı yorumcuların “içimizde çürükler olabilir” şeklindeki değerlendirmeler yaptığını belirten Baş, eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın konuya ilişkin tartışmalarda adının geçmesini de ele aldı.
Baş, burada siyasi aidiyetlerin bazı konuların tartışılma biçimini etkileyip etkilemediğinin sorgulanması gerektiğini savundu.
Finans piyasalarında yaşanan gelişmelerin bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini ifade eden Hüseyin Baş, kazanç sağlayanların ve yapılan işlemlerin de incelenmesi gerektiğini söyledi.
Baş ayrıca, Yeni Parti milletvekili Deniz Yavuz Yılmaz’ın fon soruşturmasına ilişkin ortaya koyduğu değerlendirmelere atıfta bulunarak, soruşturmanın iktidar içerisindeki farklı gruplar arasındaki bir mücadeleyle bağlantılı olabileceği yönündeki yorumları gündeme getirdi.
Programda gazeteciler Ali Çağatay ve Fatih Ergin hakkında yürütülen hukuki süreçlere de değinen Baş, gazetecilerin haber ve yorumları nedeniyle soruşturma veya tutuklama süreçleriyle karşı karşıya kalmasını eleştirdi.
Kendisinin de geçmişte adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı uygulamasıyla karşılaştığını hatırlatan Baş, sonunda beraat ettiğini belirterek, hukuk süreçlerinde kişilerin haklarının korunması gerektiğini savundu.
Baş, Fatih Ergin’in de ilerleyen süreçte beraat edeceği yönündeki kişisel öngörüsünü paylaşarak, tutuklama ile daha sonra verilebilecek beraat kararları arasındaki sürenin hukuk açısından sorgulanması gerektiğini söyledi.
Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Hüseyin Baş, hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
Baş, mevcut anayasal sistemde kuvvetler ayrılığına ilişkin sorunların 2017’de yapılan anayasa değişiklikleri bağlamında da tartışılması gerektiğini ifade etti.
İddianamelerin daha dikkatli hazırlanması gerektiğini belirten Baş, bir kişi hakkında suçlama yöneltildikten sonra tutuklama uygulanması ve yargılama sonucunda beraat verilmesi halinde ortaya çıkan sürecin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Fon krizine ilişkin değerlendirmelerinin devamında Baş, ekonomik sorunların günü kurtarmaya yönelik geçici uygulamalarla çözülemeyeceğini söyledi.
Baş, vatandaşların birikimlerini ve gelecek planlarını kaybetmesinin toplum üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu ifade ederek, ekonomik sorunların temel nedenlerinin ele alınması gerektiğini savundu.
Açıklamalarının sonunda farklı alanlarda yaşanan gelişmeleri birlikte değerlendirdiğini belirten Hüseyin Baş, yaşananların “iktidarın içindeki bir çatırdama, bir kavganın sonucu” olabileceğini öne sürdü.
Baş ayrıca, fon krizi gündemdeyken Cumhurbaşkanı’nın “Yorulan kenara çekilsin” şeklindeki sözlerine atıfta bulunarak, bu açıklamanın siyasi açıdan ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Türkiye’nin yaşanan süreçten mümkün olduğunca az zarar görmesi temennisini dile getirerek, önümüzdeki dönemde hem Türkiye’de hem de dünyada önemli değişimlerin yaşanabileceğini ifade etti.
Haberle ilgili video:
Hüseyin Baş’ın açıklamalarının yer aldığı video