"İçeride 1 yılı dolduracağım. CHP'de Gençlik Kolları İlçe yöneticiliği yaptım. Çocuk yaşlardan itibaren siyasetin içindeyim. Adaletin yara almamasını savunuyoruz.
Tutuklandığım gün itibarıyla ne sosyal medya paylaşımı yaptım ne demeç verdim.
Hakkımda olur olmaz iftiralar atıldı, gizlilik kararı olan dosyalar hakkında yazılar yazıldı, masumiyet karinesi ayaklar altına alındı. Aile fertlerimiz gözaltına alındı.
İtirafçı olduğum da söylendi. Nasıl ki itirafçı olduğumuz yalanı iddianame ortaya çıkınca çürüdüyse, tüm iddialar da tek tek çürüyecek yargılamayla.
"HERHALDE TEK SUÇUM ÖZGÜR ÇELİK’LE YAKIN ARKADAŞ OLMAK"
Ses kaydında adımız yok. İddianameyi okudum suçlama bulamadım.
Avukatlarıma bana isnat edilen suç ne dedim, avukatlarım da suç bulamadı. Suçum herhalde Özgür Çelik’le yakın arkadaş olmak. İddianameye göre benim suçum kongrede Özgür Çelik’i desteklemiş olmamdır.
CHP’de delegenin özgür iradesini sakata uğratmaya kimsenin gücü yetmez, kimse de müsaade etmez. Ortada bir delil de yoktur.
Bu nedenlerden dolayı üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum, içerden çıkmak için konuşanların iftiralarıdır."
Mahkeme, duruşmaya katılmayan 4 tutuksuz kişinin bir sonraki celsede dinlenmesine karar vererek davayı 9 Haziran 2026'ya erteledi.
Duruşma sonrası açıklama yapan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, adalet taleplerinin sadece kendileri için değil, bu ülkede yaşayan 86 milyon yurttaş için olduğunu vurguladı. Adaletin olmadığı yerde demokrasinin, demokrasinin olmadığı yerde ekonomik refahın ve toplumsal huzurun olmayacağını ifade eden Çelik, tutuklu belediye başkanları için de adalet talebini yineledi.
Çelik, duruşmaların TRT’den canlı yayınlanmasını istediklerini tekrar etti, iddianamesi yazılmayan tüm belediyelere ilişkin iddianamelerin bir an önce hazırlanmasını talep ettiklerini söyledi.