Eski CHP Parti Meclisi Üyesi Dursun Bulut, Sivas Madımak Katliamı'nın 33. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 2 Temmuz 1993'ün yalnızca Türkiye'nin değil, insanlık tarihinin de en acı günlerinden biri olduğunu belirtti.
Bulut, aradan 33 yıl geçmesine rağmen Madımak'ta yaşanan acının hâlâ ilk günkü tazeliğini koruduğunu ifade ederek, yaşanan olayların unutulmaması gerektiğini söyledi.
Açıklamasında Türkiye'de solcuların, Alevilerin, Kürtlerin, aydınların, devrimci gençlerin, emekçilerin ve ilerici kesimlerin uzun yıllar boyunca devlet tarafından potansiyel suçlu olarak görüldüğünü savunan Bulut, geçmişte yaşanan birçok olayın bu anlayışın sonucu olduğunu öne sürdü.
Bulut, 1 Mayıs 1977, Kahramanmaraş Katliamı ve Sivas Madımak Katliamı başta olmak üzere birçok olayın önlenebileceğini savunarak, bu süreçlerde devletin gerekli adımları atmadığını iddia etti.
Kendisinin de geçmişte birçok acı olaya tanıklık ettiğini belirten Bulut, gençlik yıllarında 1 Mayıs 1977 olaylarını yaşadığını, sınıf arkadaşı Fevzi Azırcı'nın gözleri önünde öldürüldüğünü ifade etti.
1993 yılında İstanbul il yöneticisi olarak görev yaptığını aktaran Bulut, Madımak Oteli'nden gelen yardım çağrılarını yetkililere ilettiklerini ancak buna rağmen katliamın engellenemediğini öne sürdü.
3 Temmuz'da cenazeleri almak üzere Sivas'a gittiklerini belirten Bulut, morgda gördüğü manzarayı hiçbir zaman unutamadığını dile getirdi.
Bulut, Madımak, 1 Mayıs ve Kahramanmaraş katliamlarının arkasındaki sorumluların tam anlamıyla ortaya çıkarılamadığını savunarak, dönemin devlet yöneticilerinin açıklamalarını da eleştirdi.
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in olay sonrası yaptıkları açıklamalara değinen Bulut, bu ifadelerin kamuoyunda büyük tartışmalara neden olduğunu belirtti.
Açıklamasının sonunda Madımak Katliamı'nın 33. yıl dönümünde yaşamını yitirenleri saygıyla andığını belirten Dursun Bulut, Türkiye'de benzer acıların bir daha yaşanmamasını temenni etti.
Bulut, tüm katliamlarda hayatını kaybedenleri rahmet ve saygıyla andığını ifade ederek, insanlığa karşı suç işlendiğini düşündüğü olayların unutulmaması ve adaletin sağlanması gerektiğini vurguladı.