“Seçimler yapılmasına rağmen, dünya yeni sömürü düzeninin kıskacı altındadır. Daha otoriter yönetimler kaçınılmaz hale gelmiştir” diyen Bulut, ABD’nin özellikle son yıllarda küresel krizleri derinleştirdiğini söyledi.
Bulut, Türkiye’de sağ iktidarların tarihsel olarak Batılı güçlerle yakın ilişkiler kurduğunu hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Demokrasi mücadelesini aynı anda üç alanda yürütmek zorundayız:
Anti-emperyalist mücadele,
Kaybedilen rejimi günün koşullarına uygun şekilde yeniden inşa etme mücadelesi,
Demokrasi güçlerinin birliği.”
Ana muhalefetin oy oranlarının yüzde 40’ı aşamadığına dikkat çeken Bulut, yalnızca birinci parti olmanın iktidar değişimi için yeterli olmadığını söyledi.
Türkiye’de yaklaşık 15 milyon emeklinin 25 bin TL’nin altında gelirle yaşadığını hatırlatan Bulut, emeklilere yapılan 2 bin TL’lik artışı eleştirerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu tablo iktidarı sarsmalıydı. Ancak iktidar oylarını hâlâ koruyor. Bu durum, muhalefetin yeterince güven veremediğini gösteriyor.”
Altılı Masa’nın sonuç üretmediğini vurgulayan Bulut, muhalefetin parçalı yapısının başarıyı engellediğini belirtti.
“DEM Parti hayal kırıklığı içinde, CHP kendi içinde bölünmüş, merkez sağ küçük parçalara ayrılmış, sosyalistler ise dağınık durumda. Bu tablo başarı getirmez” dedi.
Tutuklu siyasetçiler ve aktivistlere de değinen Bulut, yargının siyasallaştığını ve hukukun üstünlüğünün zedelendiğini söyledi.
Dursun Bulut, toplumsal muhalefetin mümkün olduğunu belirterek şu önerilerde bulundu:
Yoksullukla mücadelede halkın iktidar değişiminin zorunlu olduğuna ikna edilmesi,
Adalet, özgürlük ve demokrasi için ortak hareket edilmesi,
İşçi, emekli ve çiftçilerle birlikte güçlü bir dayanışma kurulması,
Kadın cinayetleri ve çevre tahribatına karşı ortak duruş sergilenmesi,
Laik ve bilimsel eğitimin savunulması,
Sağlık sistemindeki çöküşün halka anlatılması.
Bulut, ancak ortak mücadeleyle iktidarın değişebileceğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:
“Ülkenin demokrasiye, özgürlüklere ve barışa kavuşması için birlikte hareket etmeliyiz. Kurtuluş yok tek başına.”
#KurtuluşYokTekBaşına
#YaHepBeraberYaHiçBirimiz