Ataşehir escort Ankara escort
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort

Fulya Bican “Dikkat eğitimi, 21. yüzyılın yeni okuryazarlığıdır”

Çocuk gelişimi ve eğitim bilimleri uzmanı Fulya Bican, çocukların bilgiye erişiminin hızlandığını ancak tek bir görev üzerinde kalma ve bekleme becerilerinin bilinçli olarak desteklenmesi gerektiğini söyledi.
 Tarih: 01-03-2026 14:00:00
Fulya Bican “Dikkat eğitimi, 21. yüzyılın yeni okuryazarlığıdır”

Dikkat eğitimi 21'inci Yüzyılın Yeni Okuryazarlığıdır Akıllı telefon ve sosyal medya kullanımının erken yaşlara inmesiyle birlikte eğitim dünyasında dikkat ve duygusal dayanıklılık tartışması öne çıkıyor.

Uzmanlar, dijital çağda yalnızca akademik başarının yeterli olmadığını belirterek, “Dikkat eğitimi, 21. yüzyılın yeni okuryazarlığıdır” diyor.

Çocuk gelişimi ve eğitim bilimleri uzmanı Fulya Bican, çocukların bilgiye erişiminin hızlandığını ancak tek bir görev üzerinde kalma ve bekleme becerilerinin bilinçli olarak desteklenmesi gerektiğini söyledi. Bu değerlendirmesini sınıf içi pedagojik gözlemlere dayandırdığını belirten Bican, “Çocukların tek işe odaklanma ve sabretme konusunda daha yapılandırılmış desteğe ihtiyaç duyabildiğini görüyoruz.

Bu bir genelleme değil, sahadaki deneyimimizin işaret ettiği bir eğilimdir” ifadelerini kullandı. Dikkat Eğitimi, 21. Yüzyılın Yeni Okuryazarlığıdır: Dijital Çağa Holistik Model Akıllı telefon ve sosyal medya kullanımının erken yaşlara inmesiyle birlikte eğitim dünyasında dikkat ve duygusal dayanıklılık tartışması öne çıkıyor. Uzmanlar, dijital çağda yalnızca akademik başarının yeterli olmadığını belirterek, “Dikkat eğitimi, 21. yüzyılın yeni okuryazarlığıdır” diyor. Dijital çağda dikkat tartışması Çocuk gelişimi ve eğitim bilimleri uzmanı Fulya Bican, çocukların bilgiye erişiminin hızlandığını ancak tek bir görev üzerinde kalma ve bekleme becerilerinin bilinçli olarak desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Bu değerlendirmesini sınıf içi pedagojik gözlemlere dayandırdığını belirten Bican, “Çocukların tek işe odaklanma ve sabretme konusunda daha yapılandırılmış desteğe ihtiyaç duyabildiğini görüyoruz. Bu bir genelleme değil, sahadaki deneyimimizin işaret ettiği bir eğilimdir” ifadelerini kullandı. Holistik model: yasak değil, yapı Bican’a göre çözüm, ekranı tamamen ortadan kaldırmak değil; dikkat ve öz düzenleme becerilerini sistemli biçimde güçlendirmekten geçiyor. Bu kapsamda uygulanan holistik yaklaşımın üç temel başlıkta yürütüldüğünü aktaran Bican, “Mesele yasak koymak değil, çocuğun dikkatini ve iç dengesini koruyacak bir yapı kurmak” dedi. Tek işe odaklanma blokları Modelin ilk ayağını günlük programda yer verilen “tek işe odaklanma” süreleri oluşturuyor. Bu zaman dilimlerinde çocuklar bölünmeden bir görevi tamamlamayı deneyimliyor. Amaç, dikkat süresini doğal akış içinde güçlendirmek ve tamamlama alışkanlığı kazandırmak. Duygu düzenleme ve dayanıklılık İkinci başlıkta duygu düzenleme çalışmalarının yer aldığını belirten Bican, hikâye temelli etkinlikler, sıra bekleme pratikleri ve küçük sorumluluk görevleriyle sabır ve hayal kırıklığı toleransının desteklendiğini ifade etti. Bu süreçte öğretmen ve psikolog iş birliğiyle düzenli gelişim gözlemleri yapıldığını kaydetti. Aile–okul dijital protokolü Üçüncü aşamada ise aile–okul iş birliğinin öne çıktığını vurgulayan Bican, ev ve okul arasında ortak bir dijital rutin dili oluşturmanın önemine işaret etti. Bican, “Okulda kurulan düzen evde desteklenmezse sürdürülebilir olmaz. Bu nedenle ailelerle ortak sınırlar ve rutinler üzerinde çalışıyoruz” dedi. Kişiye özgü gelişim takibi Holistik yaklaşımın önemli bir parçasının “kişiye özgü gelişim takibi” olduğunu belirten Bican, “Her öğrenciyi bireysel gelişim özellikleri, ilgi alanları ve öğrenme profili doğrultusunda yönlendiriyoruz. Güçlü yönleri erken dönemde fark ediyor, bireysel ilerlemeyi düzenli değerlendirme sistemiyle izliyoruz” ifadelerini kullandı. Dil gelişimi ve kendini ifade Ana dil gelişiminin modelin merkezinde yer aldığını vurgulayan Bican, “Çocuğun kendini ifade edebilmesi, düşünme becerisinin temelidir. Hikâye anlatımı ve grup içi paylaşım çalışmalarıyla ifade gücünü destekliyoruz” dedi. Yabancı dil eğitiminde ise konuşma ve etkileşim odaklı “doğal edinim” yaklaşımının benimsendiğini belirtti. Proje temelli süreç ve aktif katılım Proje temelli çalışmalara da değinen Bican, çocukların fikir üretme ve sürece katılım becerilerinin önemine dikkati çekerek, “Çocuk pasif bir öğrenen değil; kendi gelişim yolculuğunun aktif öznesi olmalı. Proje çalışmalarıyla çocukların düşüncelerini paylaşma ve akranları önünde kendini ifade etme deneyimi kazanmasını önemsiyoruz” diye konuştu. “Sürdürülebilir başarı için iç denge” Akademik başarının önemini koruduğunu vurgulayan Bican, “Sürdürülebilir başarı için çocuğun iç dengesinin güçlü olması gerekiyor. Bilgi çağında güçlü olan, sadece bilen değil; odaklanabilen ve zorlandığında yeniden deneyebilen bireydir” değerlendirmesinde bulundu.

Etiketler
  HABER GALERİ
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER EĞİTİM Haberleri
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI