24 Ocak akşamı, Şişli’de bir çöp konteynerinde parçalanmış halde bulunan 37 yaşındaki Durdona Khakimova’nın cansız bedeni, kamuoyunda büyük infial yaratmıştı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Öztürk, yaşananların “yönetilemeyen, denetlenemeyen ve caydırıcılığını yitirmiş bir sistemin acı sonucu” olduğunu vurguladı.
Öztürk açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bir kadının başı gövdesinden ayrılmış halde bulunması, Türk halkının adeta bir korku filmi sahnesine mahkûm edilmek istendiğinin göstergesidir. Bu tablo kabul edilemez.”
Cumhuriyetçi Milletin Partisi Genel Başkanı, cinayeti işleyenler hakkında en ağır cezanın verilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bu katiller için canavarca hisle adam öldürme suçundan, hiçbir iyi hal, haksız tahrik ve infaz indirimi uygulanmaksızın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi hukukun namus borcu haline gelmiştir.”
Kadın cinayetlerinin toplumda derin yaralar açtığını ifade eden Öztürk, mücadele çağrısında bulundu:
“Bir kadının daha acı haberini almaya tahammülü kalmamış milyonların sesi olarak haykırıyoruz. Sokakları suçlulara, kadınları kara toprağa teslim edenlerden hem hukuken hem siyaseten hesap soracağız.”
Şişli’de yaşanan olay, Türkiye’de kadına yönelik şiddet, güvenlik politikaları ve ceza sisteminin caydırıcılığı konularını yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyunda, benzer suçların önlenmesi için daha etkili tedbirlerin alınması gerektiği yönündeki çağrılar artıyor.