Ataşehir escort Ankara escort
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort

Erdoğan Toprak'tan haftalık değerlendirme raporu

HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU 29 ARALIK 2024 TÜRKİYE VE DÜNYA GÜNDEMİ
 Tarih: 29-12-2024 17:38:41
Erdoğan Toprak'tan haftalık değerlendirme raporu

HAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU 29 ARALIK 2024 TÜRKİYE VE DÜNYA GÜNDEMİ

29 ARALIK 2024SICAK GÜNDEM1.

MÜSİAD, alacağına yüksek ödeyeceğine düşük zam yaparak enflasyonu bizzat kendisi 2. artıran iktidara tepki gösterdi. Cumhurbaşkan Erdoğan’a Yeniden Değerleme Oranını yüzde 30’a indirme çağrısı yaptı!Emekliler yılında en mağdur edilenler emekliler olurken, yılbaşında yapılacak düşük zamla milyonlarca emekli bir kez daha hüsrana uğratılacak. 2024 Emekliler Yılı’nda yaşam sefaleti artan emekliler için 2025 daha da kötü olacak!İÇ POLİTİKA3. İktidar ittifakının 10 yıl sonra çözüm sürecini tekrar gündeme getirmesi başta Suriye olmak üzere bazı süreçlerin önceden bilinerek planlandığını, arka planda birtakım mutabakatların oluştuğunu gösteriyor!4. İktidar, ‘Suriye zaferi ve Şam’ın fethi’ senaryosunu siyaset ve hamaset malzemesine dönüştürerek, ülkeyi ve milleti gerçek gündemden uzak tutmayı planlıyor!EKONOMİ5. Suriye’de ekonomik toparlanma, yeniden imar ve inşa çalışmalarının başlaması, Türkiye başta olmak üzere AB ülkeleri ve ABD’ye, Lübnan, Ürdün, Irak gibi komşu ülkelere göç eden Suriyelilerin de geri dönüşünü hızlandıracaktır.6. 2021 sonunda nas diyerek başlatılan faiz indirimleriyle yükselişe geçen enflasyon ve kurların yarattığı yıkım 3 yıldır giderilemediği halde, şimdi yeniden siyasi baskılar ve sermaye kesiminin ısrarıyla zamansız şekilde faiz indirimi sürecine geçildi!7. TÜİK’in enflasyon verisi bile yüzde 47 iken, yüzde 30 zamlı ücretle çalışanların enflasyona ezdirilmediğini söylemek milyonlarca asgari ücretlinin aklıyla, emeğiyle, umut ve beklentileriyle alay etmektir.TARIM8. Yasa gereği tarımsal desteklemelere ayrılması gereken ödeneğin 615 milyar TL olması gerekiyor. İktidar, 135 milyar lira ayırmakla övünüyor. Üreticinin milli gelirden payı ve hakkı olan 480 milyar TL keyfi şekilde kesiliyor!DIŞ POLİTİKA9. Suriye’de Alevi Arap Nusayrilerin yoğun olduğu Lazkiye ve Tartus’ta mezhep çatışmaları yaşanıyor. Güneyde Dürzilerin yoğun olduğu Süveyde bölgesinde gerilim tırmanıyor. ABD-İsrail-Fransa, Suriye için Arafat-Filistin modelini gündeme getiriyor!10. Türkiye’nin çabalarını defalarca karşılıksız bırakan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şubatta üçüncü yılına girecek Rusya-Ukrayna savaşında barış görüşmeleri için Slovakya’nın ev sahipliğine sıcak baktıklarını açıkladı.1. Esnafı, işletmeleri ‘tamahkârlıkla’ suçlayan, yüzde 30 asgari ücret artışını fırsata çeviren ‘aç gözlülerin’ ihbar edilmesini isteyen iktidar; vergilere, cezalara yüzde 44, market poşetine ise yüzde 100 zam yaptı. Vatandaş iktidarı kime ihbar edecek?Yüzde 30 artışla 22 bin 104 olan asgari ücret daha çalışanların cüzdanına girmeden peş peşe yapılan fiyat artışlarıyla zam yağmuru başladı. Enflasyon altında düşük maaş artışlarına zemin hazırlayan iktidar, bir yandan da ‘asgari ücret artışını fırsata çevirip tüm mal ve hizmet fiyatlarına yüzde 30 zam yapan tamahkârlara’ ağır para cezası tehdidinde bulundu. Ticaret Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı asgari ücretin belirlenmesiyle birlikte fırsatçılara yönelik ağır tedbirlerin uygulanacağını belirterek vatandaşlardan ‘tamahkârlık ve aç gözlülük yapanları ihbar etmeleri’ istendi. Mal ve hizmet fiyatlarına asgari ücreti emsal alıp yüzde 30 ve üzerinde fahiş zam yapanlara yeniden değerleme oranıyla yüzde 43,93 oranında artırılan ağır para cezalarının uygulanacağı bildirildi.Öncelikle bir yandan ücret artışını yüzde 30’la sınırlayan iktidar esnafı, işletmeleri, mal ve hizmet üreticilerini ‘sakın bu oranda fiyat artırıp aç gözlülük yapmayın’ diye tehdit edip cezayla tehdit ederken diğer yandan kendisi 2025 için maaş zammının yaklaşık 14 puan üzerinde 43,93 olarak belirlediği yeniden değerleme oranında (YDO) her şeye zam ve fiyat artışı yapıyor.✓ Fahiş zamların ö nü ne geçemeyen iktidar, ag ır para cezası tehditleriyle çaresizlig ini sergilerken tamahka rlık ve fırsatçılıg ı kendisi yapıyör. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 25 kuruşluk market poşeti fiyatını yüzde 100 zamla 50 kuruşa yükseltti. Geçen yıl YDO artışıyla 64 kuruş olan poşet zammı, seçim öncesi uygulamaya konmadı. Bu yıl da yine yerel seçim öncesi poşette YDO artışı uygulanmaksızın 25 kuruşta kaldı. ✓ Şimdi yü zde 30’lük asgari ü cret zammını fırsata çevirmek isteyenleri aç gö zlü lü kle süçlayan iktidar, pöşet fiyatını yü zde 44 artırarak 86 kürüşa yü kseltti. Geri dönüşüm payını plastik sanayicileri ve marketlerin üstlenmesiyle 1 Ocak’tan itibaren vatandaştan alınacak poşet bedeli 86 kuruş yerine 50 kuruş olarak uygulanacak. Bu ise markette poşete 25 kuruş ödeyen vatandaştan yüzde 100 zamla 50 kuruş alınması demek. Aynı şekilde yurt dışı seyahat harcı da yüzde 44 zamlandı. Asgari ücret artışını fırsata çevirip fahiş zam yapanları ihbar etmesi istenen vatandaş, çıkarttığı kararlarla her şeye yüzde 44 olarak belirlediği YDO oranında zam yapan Cumhurbaşkanını iki bakanlığın ihbar hattına şikayet ettiğinde gözaltına alınmama ya da tutuklanmama güvencesi var mı? Yü zde 30 asgari ü cret artışına karşılık MTV, Ö TV, ATV, Ö İ V’ye, damga vergisi, pasapört, ehliyet, kimlik harçlarına, elektrik, dög algaz, telefön, internet fatüralarında gecikme cezasına yü zde 44 zam yapan bakanları, yılbaşından itibaren kö prü , ötöyöl, tü nel geçiş ü cretlerini yü zde 44 artıran iktidar mü teahhitlerini, elektrik-dög algaz dag ıtım şirketlerini vatandaş kime ihbar edecek?ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 12. 2024’ü ‘Emekliler Yılı’ ilan eden iktidar, milyonlarca memur, işçi ve Bağ-Kur emeklisinin insanca yaşam düzeyine ulaşması yönünde hiçbir adım atmadı. Mevcut enflasyon koşullarında yeni yılda yüzde 15-17 düzeyinde bir zammın yeterli görüleceği anlaşılan emekliler için 2025 yılı daha zorlu geçecek!Sayıları 16 milyonu aşan emekli ve dul yetim aylığı alanlar açısından 2025 yılında yapılacak maaş artışının oldukça düşük tutulacağı anlaşılıyor. Temmuzdan bu yana gerçekleşen altı aylık enflasyon düzeyinde artırılacak maaşlara aralık enflasyonunun yüzde 1,5-2 oranında gerçekleşmesi durumunda azami yüzde 15-17 oranında bir zam yapılacak. Memur-Sen ile başlatılan Toplu Sözleşme çerçevesinde memurlara uygulanacak yüzde 10 oranındaki artış, memur emeklilerine de yansıtılacak. Dolayısıyla SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşları geride kalan altı aylık enflasyon toplamı oranında artırılırken memur emeklileri bunun da altında bir maaş artışıyla karşı karşıya kalacak.Memur-Sen iki yıl önce iktidarla imzaladığı toplu sözleşme 5 milyon kamu çalışanını ve yaklaşık 6 milyon memur emeklisini mağdur ederken, şimdi iktidara çağrıda bulunarak memur ve memur emeklilerine de enflasyon farkı verilmesini, ocak maaşlarına refah payı ilave edilmesini istiyor. Hazine katkısıyla 12 bin 500 liraya tamamlanan en düşük emekli aylığında ise kök maaşlara yansıtılacak yüzdelik artış milyonlarca emeklinin maaşının zamma rağmen 12 bin 500 liranın altında kalmasına yol açacağı için ocak ayında çıkartılacak yasayla artış yapılması zorunlu. Bu kesim için iktidarın öngördüğü en düşük emekli aylığı 14 bin-15 bin TL. Şayet bu yönde düzenleme yapılırsa en düşük emekli aylığında 1500-2500 TL tutarında bir artış söz konusu olacak bu da altı aylık enflasyon farkını oluşturan yüzde 15-17 arası bir maaş artışı anlamına geliyor. Kök maaşlarda artış olmadığı için hazine katkısıyla dosya bazında 12 bin 500 liraya yükseltilen en düşük emekli aylığına karşılık sayıları 4,5 milyona varan dul ve yetim aylığı alanların yüzde 90’ı aşan kesimi 12 bin 500 liranın da altında aylık alıyor. Vefat eden bir emekliden dul ya da yetim aylığı alanlara maaş bağlama oranı eşler için yüzde 60-70, aynı dosyadan maaş bağlanan yetimler içinse sayıya göre yüzde 30-40 arasında değişiyor. Bu da dul ve yetim aylıklarının 7-9 bin lira arasında olması demek. İktidar, 31 Mart’taki yerel seçimler öncesinde 2024 yılını Emekliler Yılı ilan ederek emeklilerden oy istedi. Yılın sonuna gelindiği halde şu ana kadar emeklilerin ekonomik ve sosyal durumunu düzeltecek, yaşamlarını kolaylaştıracak hiçbir adım atılmadığı gibi yüksek enflasyon, kiralar ve her gün zamlanan fiyatlarla milyonlarca emeklinin durumu daha da kötüleşti. Kamu misafirhanelerinden emeklilerin yararlanmasına olanak sağlandığı açıklanmasına karşın yeme-içme-kahvaltı olmaksızın en düşük konaklama bedelinin kişi başına 500-800 TL olması emekliler için öğrenci yurtlarında tatil yapmayı bile hayale dönüştürdü. En dü şü k emekli aylıg ının asgari ü cret dü zeyine yü kseltilmesi çag rılarına külak tıkayan iktidarın yü zde 30 zamla asgari ü cretli çalışanları da enflasyöna ezdirdig i bir örtamda, emeklilere yapılacak dü şü k öranlı 2025 zammı, 16 milyon emeklinin mağduriyetinin daha da katlanarak artmasına zemin yaratacak!ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 23. İktidar ittifakının 10 yıl sonra çözüm sürecini tekrar gündeme getirmesi, İmralı cezaevinde Abdullah Öcalan’a ziyaret izni verilmesi başta Suriye olmak üzere bazı süreçlerin önceden bilinerek planlandığını ve arka planda birtakım mutabakatların oluştuğunu gösteriyor!İttifak ortağı MHP Liderinin terör örgütü PKK kurucusu ve Lideri Abdullah Öcalan’a TBMM’de konuşma daveti, umut hakkından yararlandırılarak hapis cezasının sonlandırılmasını gündeme getirirken, Öcalan’ın da PKK’nın lağvedildiğini, terörün sonlandırıldığını, silah bırakıldığını ilan etmesini şart koşması önceden yapılan bazı pazarlıkların ve örtülü mutabakatların bir takvim çerçevesinde aşamalı olarak devreye koyulduğunun göstergesi.İmralı’ya tecridin kaldırılması, Öcalan ile görüşülüp çağrı yapmasına olanak sağlanmasını dile getiren MHP liderinin açıklamaları sonrası Adalet Bakanlığı yıllar sonra ilk kez DEM Parti’ye İmralı’da Öcalan’ı ziyaret izni verdi ve bu ziyaret gerçekleşti. Önümüzdeki dönemdeki muhtemel tabloda Suriye’deki gelişmelerin de hesaba katılarak birtakım hazırlıklar yapıldığı, buna göre tutum alındığı söylenebilir.Şam’daki yönetimin Lideri Colani, uluslararası medya organlarına verdiği mülakatlarda Kürtlerin Suriye’nin asli unsurlarından birisi olduğunu, ülkenin geleceğinde söz haklarının bulunduğunu ifade ederek yeni siyasi oluşumda Kürtlerle doğrudan müzakereler yürütülerek sonuca ulaşılacağını ifade ediyor. Yeni Şam yönetimi ayrıca sahadaki silahlı oluşumlara çağrıda bulunarak kendilerini lağvetmelerini ve silah bırakarak yeni kurulacak Suriye Ordusu’na katılıp entegre olmalarını şart koştu. Geçen hafta kuzeydeki YPG ağırlıklı SDG dışında tüm silahlı örgütler ve grupların komutanları Colani’nin çağrısına uyarak Şam’da bir araya gelip Suriye Ordusu’na katıldıklarını ilan ettiler. SDG yönetimi silah bırakmaya hazır olduğunu, Rojava ve Kobani bölgesinde silahsızlandırılmış bir bölge oluşturulması, YPG içindeki yabancı milislerin örgütten ayrılarak Suriye’den çıkarılmasını kabul ettiklerini, Türkiye için tehdit oluşturmadıklarını duyurdu.İktidar ittifakının yeni bir çözüm süreci önerisiyle yürütülen girişimlerin akabinde Suriye’deki gelişmeler olacakların önceden bilinmesiyle içeride bu adımın atıldığını gösteriyor. Suriye’deki Kürt oluşumlardan gelen silah bırakma, silahsız bölge söylemleri, Kuzey Suriye’ye askeri operasyon yapılmaması çağrıları, İngiltere, ABD heyetlerinin art arda Şam’da Colani ile görüşüp yeni çatışmaların önlenmesini gündeme getirmeleri, çok yönlü bir diplomasi trafiğinin işaretleri. Halkların Eşitlik ve Demökrasi Partisi (DEM) Eş Başkanının içeride TBMM çatısında yü rü tü lecek ‘Ankara Sü reci’ yanında Suriye, Irak ve İran’daki Kürtlerin ‘hasım’ değil ‘hısım’ görülmesiyle çözümün barışçıl şekilde gerçekleşmesinin sağlanacağını dile getirmesi ö nemli ve dikkat çekici! Şam’dan, MHP, DEM, AKP ve SDG’den gelen açıklamalar henüz olgunlaşmamış mutabakatının gündemde olduğunu gösteriyor!bir çatışmasızlık ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 34. Suriye’de henüz terör listesinden çıkamayan Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) Lideri Colani’ye takım elbise giydirip kravat taktıran iktidar, ‘Suriye zaferi ve Şam’ın fethi’ senaryosunu siyaset ve hamaset malzemesine dönüştürerek, ülkeyi ve milleti gerçek gündemden uzak tutmayı planlıyor!Dış politika gelişmelerini iç politikada, ekonomide, eğitim ve sağlıkta, gençlerin, çocukların, kadınların, memur ve emeklilerinin sorunlarının konuşulmasını engellemek için sıkça kullanan iktidarın yeni bulduğu gizleme perdesi Suriye. Daha önce HTŞ’nin başlattığı harekâtla, Şam’a girmesiyle bir ilgisinin olmadığını sadece süreci dışarıdan izlediğini açıklayan iktidar, şimdi Suriye’deki yeni durumu Erdoğan’ın liderliğinin, derin stratejik zekasının, siyasi-askeri-diplomatik dehasının eseri olarak pazarlıyor.Yeni asgari ücretin toplumda, milyonlarca çalışanda yarattığı infial ve tepkiye gözünü ve yüreğini kapatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP grup konuşmasında konuyu ‘hayırlı olsun’ diyerek geçiştirmeye çalıştı. Türk milletini ‘Suriye’nin özgürleşmesi ve Şam’ın fethi sevincine ortak ettiği için Allah’a şükrettiğini’ dile getiren Cumhurbaşkanı, sefalete terk ettiği asgari ücretlilere de ‘sabır ve şükür’ tavsiyesinde bulundu. ✓ Cümhürbaşkanı Erdög an, yasaların kendisine tanıdığı yetkiyle kömisyönün belirledig inden daha yü ksek tütarda bir asgari ü cret ilan etmesi mü mkü n iken bü yetkisini küllanmadı.İktidar ve iktidar ittifakının özellikle ekonomik kriz ve ağırlaşan sorunlarla bunalan, tüm anketlerde ilk sırada enflasyon ve ekonomik krizi saydıktan sonra diğer sorunları işsizlik, adaletsizlik, yolsuzluk, kayırmacılık vb. sıralayan halkın karşısında sıkışmışlığını aşabilmek için Suriye zaferi, Şam’ın fethi, Osmanlının dirilişi gibi söylem ve argümanlarla gündemi değiştirmeyi planladığı anlaşılıyor. İttifak ortağı, ‘Şam’a gözünü diken Tel Aviv, Kudüs’te Osmanlı şamarını yer. Kudüs’ün ilk durağı Şam’dır. Şam fethedilmişse Kudüs’ün fethi de yakındır’ diyerek ülkenin ve milletin yakıcı sorunlarını hamaset ve şovenizmle gizlemeye çalışıyor. Bu tavır ve söylemler, önümüzdeki aylar boyunca Suriye’den siyasi nema hesapları yapıldığını, Şam, Kudüs, Halep vb. üzerinden dini ve milli duyguların köpürtüleceğini, tepkilerin baskı, yasak ve tutuklamalarla engelleneceğini gösteriyor. Milletin gözüne Suriye perdesi çekip, Şam’ın şekeri ve Halep’in burmasıyla, İsrail’e Osmanlı şamarıyla gündem değiştirmek isteyen iktidarın bu söylemlerinin cilası TÜİK’in 2024 Gelir Dağılımı İstatistikleriyle döküldü. Yeni asgari ücretle iyice sefalete itilen toplumda gelir dağılımındaki eşitsizlik ve adaletsizliğin 2024’te de ağırlaşarak sürdüğü görülürken, yüzde 20’lik en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay yüzde 48,1 oldu. En alttaki yüzde 20’nin aldığı pay ise yüzde 6,3’te kaldı. İ ktidar-işveren örtaklıg ıyla belirlenen yeni asgari ü cretin 1 Öcak’tan itibaren yü rü rlü g e girmesiyle bü adaletsiz ve gayri insani gelir dag ılımı 2025’te daha da pekişecek. Suriye zaferi, Şam’ın fethi hamasetiyle bile gizlenemez hale gelecek!ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 45. Suriye’de önceliklerin başında ülkenin yeniden imar ve inşası geliyor. İç savaş öncesine dönüş için hesaplanan asgari kaynak ihtiyacı 400 milyar dolar ve süre 10-15 yıl. Türkiye’nin ekonomik durumu bu konuda öncülük yapmasına elverişli değil.Suriye’de yeni geçiş döneminin önceliklerinin başında ekonomik durumun iç savaş öncesine dönmesi ve ülkenin harap olan altyapısı ile imar ve inşası geliyor. Müteahhitlik kuruluşları ve iş dünyasından yapılan açıklamalarda Suriye’nin yeniden imarından en büyük payı alma, Suriye pazarına her türlü ihtiyaç maddesinin ihracında en büyük şansa sahip olma vb. değerlendirmeler yapılsa da bu beklentiler gerçeklikle örtüşmüyor.Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Teşkilatı’nın (UNCTAD) yaptığı son çalışmalara göre 2011’de başlayan iç savaş öncesi 2010’da 65 milyar dolar olan Suriye’nin Gayri Safi Milli Hasılası (GSYH) 2022’de 37,1 milyar dolar, 2023’te 39,5 milyar dolar ve 2024’te 29,3 milyar oldu. Kişi başı milli gelir yaklaşık 3 bin dolardan 1600 dolara geriledi. Bir anlamda milli gelir yüzde 85 azalırken, ülkenin sanayi, tarım, enerji, ulaşım, iletişim, üretim vb. tüm altyapısı ve tesisleri büyük ölçüde yok oldu. İsrail’in son saldırılarıyla da askeri altyapı, üsler, bilim ve araştırma merkezleri, havaalanları, limanlar tahrip edildi. Esad yönetimini 13 yıldır ayakta tutan İran ve Rusya’dan alınan ve yeni yönetimden talep edilen borçlar milyarlarca dolar. Ekonomik ve insani normalleşmenin ilk adımı olarak başta ABD, Kanada, İngiltere gibi ülkelerin ve AB’nin 2011’den bu yana Suriye’ye uyguladıkları ambargo ve ekonomik yaptırımların kaldırılması gerekiyor. Diğer ülkeleri de etkileyen bu yaptırımlar nedeniyle Türk firmaları da ticaret yasaklarıyla karşı karşıya kalıyor. SWIT yasağı nedeniyle yasal yollardan ödeme ve para transferleri yapılamıyor. Suriye’nin petrol kaynakları kuzeyde SDG tarafından İdlib’te HTŞ tarafından işletilip satılıyor. Şimdi tüm bunların yeni yönetime devri merkezi yönetim gelirlerinin artırılması için kaçınılmaz. BM-UNCTAD’ın hesapladığı 400 milyar dolarlık kaynak gereksiniminin sağlanması oldukça güç. Bunun için uluslararası bir kaynak havuzu oluşturulması, başta ABD, AB, İngiltere gibi 13 yıldır yaptırım uygulayanların ortaya çıkan faturanın büyük kısmını üstlenmesi, IMF, Dünya Bankası, Avrupa Kalkınma ve Yatırım Bankası gibi finans kurumlarının, Körfez bölgesindeki zengin Arap ülkelerinin fonlarının ciddi katkılar sağlaması gerekiyor. Türkiye, böyle bir uluslararası finans havuzu oluşumunun öncülüğünü ve Suriye’nin imarı için yapılacak uluslararası katılım toplantısının ev sahipliğini üstlenebilir. 2012’den bu yana milyonlarca Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan, sığınmacılara 100 milyar doları aşkın harcamada bulunan Türkiye’nin Suriye için başlatılacak yeniden ekonomik inşa, imar programlarından büyük payı alması haklı ve doğru olandır. Süriye’de ekönömik töparlanma, yeniden imar ve inşa çalışmalarının başlaması, Tü rkiye başta ölmak ü zere AB ü lkeleri ve ABD’ye, Lü bnan, Ü rdü n, İrak gibi kömşü ü lkelere gö ç eden Süriyelilerin de geri dö nü şü nü hızlandıracaktır. Ö zellikle yürt dışına giden, büralarda yatırım yapan varlıklı Süriyelilerin ü lkelerine dö nerek bü sü reçte yer almaları, şü anda 10-15 yıl ölarak tahmin edilen ekönömik ve insani nörmalleşmenin daha kısa sü rede sag lanmasına zemin yaratacaktır.ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 56. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 2024 yılının son toplantısında 2,5 puan indirime giderek politika faizini yüzde 50’den yüzde 47,5’a düşürdü. Yüksek enflasyona rağmen faiz indirimine gidilmesi ekonomi yönetiminin siyasi baskıya direncinin azaldığını gösteriyor!Merkez Bankası (MB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) bu yılın son toplantısında aldığı 2,5 puanlık faiz indirimi kararı ekonomi yönetiminin bir kez daha siyasi baskı ve talimatlara boyun eğmek zorunda kaldığını göstermektedir. 2023 Haziran ayından bu yana uygulanan enflasyonla mücadele, parasal sıkılaştırma, yüksek faiz politikasının hemen tüm kesimleri olumsuz etkileyen sonuçları, alınan faiz indirimi kararıyla şu ana kadar katlanılan bedellerin boşa gitmesi ihtimalini artırdı.Enflasyonla mücadele için enflasyonun üzerinde ve reel düzeyde olması gereken MB faizi 26 Aralık’taki indirimle enflasyonla başa baş noktaya geldi. Halen yüzde 47 düzeyindeki resmi TÜİK enflasyonuna karşılık yüzde 47,5’a düşürülen politika faizi, reel faiz politikasından geri adım anlamına geliyor. Her ne kadar MB, 2024 yılsonu enflasyonunu yüzde 44 olarak hedeflese de mevcut gelişmeler bu yılın yüzde 45-47 seviyesinde bir enflasyonla tamamlanacağını gösteriyor. Ayrıca yüzde 43,93 olarak belirlenen Yeniden Değerleme Oranına (YDO) endeksli vergi artışları, ÖTV, MTV artışları, harçlar, cezalar, tütün mamulleri ve alkollü içkilerde, akaryakıtta ÖTV artışından kaynaklanan yüksek oranlı zamlar yılbaşında yürürlüğe girecek. Bu da ocak, şubat ve martta enflasyonun yeniden yükselmesini beraberinde getirecek.MB’nin sektörel beklenti anketinde 2025 yılı için reel sektörün enflasyon beklentisi yüzde 47,6, hane halklarının aileler ve bireylerin beklentisi yüzde 63,1 oldu. Enflasyon yükselmeye devam ettiğinde MB’nin yeniden faiz artırmaya başlaması gündeme gelecek. Şu ana kadar inandırıcı bulunmadığı için başarısız olan enflasyonla mücadeledezenflasyon programına güven dibe vuracaktır. Politika faizinin düşürülmesi ticari kredi, ihtiyaç kredisi, kredi kartı faizlerinde de indirime olanak sağlayacak. Bu da talep ve harcamaların yanı sıra kredi kullanımının artmasını ekonomik faaliyetlerin hızlanmasını beraberinde getirecek. Ancak şu ana kadar ücretleri düşük tutup tüketimi sınırlayan, krediye erişimi zorlaştırarak, kredi kartı ve kredi faizlerini yükselterek, kredi kartı harcamalarını kısıtlayarak parasal sıkılaştırma yoluyla enflasyonu düşürmeye çalışan Mehmet Şimşek ve başında olduğu ekonomi yönetimi şimdi tüm bu uygulamaları gevşetme yönünde ilk adımı faiz indirimiyle atıyor. TÖBB, MÜ Sİ AD, Tİ SK gibi patrön ö rgü tlerinin faiz indirimi ve asgari ü crete dü şü k zam talepleri kabül edilerek prögram gevşetildi. Asgari ü crete enflasyönün 17 püan altında yü zde 30 zam yapılarak 1,5 yıldır süren ekonomik krizin tüm faturası 2025 yılında yine dar gelirlilere yıkıldı. Yeni krizlere, tahribatlara neden ölacakbü sü reçte Cümhürbaşkanı Erdög an herkesten yine sabır istiyör. Başarısızlık ve hataların bedeli bu noktaya gelinmesinde hiçbir kusuru olmayan masum ve mağdurlara ödetiliyor!ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 67. Resmi enflasyon yüzde 47 seviyesinde iken 2025 için IMF şartına uygun yüzde 30 artırılan asgari ücret, iktidarın ‘enflasyona ezdirmedik’ iddiasının aksine enflasyonun altında kaldı. Yeni asgari ücretteki 5102 liralık artış mevcut asgari ücrette yılbaşından bu yana gerçekleşen 5271 liralık enflasyon kaybını bile telafi etmiyor!2025’te uygulanacak aylık net asgari ücret 22 bin 104 TL oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın IMF’nin şart koştuğu yüzde 30 zam sınırıyla ‘hayırlı olsun’ diyerek duyurduğu asgari ücret,yine IMF koşulu doğrultusunda bir yıl geçerli olacak.Komisyonun üçüncü toplantısına kadar işveren ve iktidar temsilcileri masaya ücret önerisi getirmedi. Bunun üzerine Türk-İş belirlenecek asgari ücretin yüzde 45 enflasyon oranı üzerine refah payı eklenerek 29 bin 583 TL olmasını istedi. Komisyonun 26 ya da 27 Aralık’ta dördüncü ve son toplantısını yaparak rakamı belirleyeceğini açıklayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bu sözlerinin aksine komisyonu 24 Aralık gecesitoplantıya çağırıp yeni asgari ücreti açıkladı. Baştan itibaren göstermelik bir kurguyla sahnelenen asgari ücret pazarlığı senaryosunda ne iktidar ne de işveren tarafının rakam önermeyip, işçi temsilcilerinin komisyona sunduğu ekonomik gerekçe ve hesaplarıngörmezlikten gelinmesi iktidarın art niyet ve samimiyetsizliğini göstermektedir.TÜRK-İŞ kasım ayında açlık sınırını 20 bin 562 TL, yoksulluk sınırını 66 bin 976 TL olarak açıkladı. Aralıkta bu tutarlar daha da yükselecek. İlk ödemenin yapılacağı şubatta büyük ihtimalle yeni asgari ücret açlık sınırıyla başa baş ya da altında olacak. Marttan itibarenseyılsonuna kadar kesintisiz şekilde açlık sınırının altında kalmaya ve enflasyon karşısında alım gücünü yitirmeye devam edecek. Şu anda bile yeni asgari ücretin 3 katı olan yoksulluk sınırı önümüzdeki birkaç ayda asgari ücretin 4-4,5 katına yükselecek. TÜİK’in resmi aylık enflasyon artışı oranları ile yılbaşından bu yana reel alım gücü 17 bin 2 liradan 11 bin 731 liraya inen mevcut asgari ücrette 5 bin 271 TL reel kayıp söz konusu. 22 bin 104 TL’lik yeni asgari ücret 2024’e göre 5 bin 102 lira artırılırken, gerçekte 5271 liralık enflasyon kaybı bile telafi edilmediği gibi enflasyonun üzerinde bir artış da sağlanmadı.TÜİK’in enflasyon hesaplamasında esas aldığı madde sepetinde kapsanan 143 maddeden 101’indeki yıllık artış yüzde 30’luk asgari ücret artışının üzerinde gerçekleşirken gıda, ulaşım, vb. bazı maddelerde ise 3-4 katına çıktı. Taze-sebze meyvede yıllık enflasyon artışı yüzde 125, konut-kira harcamalarında yüzde 109, eğitim harcamalarında yüzde 61 oldu. ✓ İ ktidara bag lı TÜ İ K’in enflasyön verisi bile bö yle iken, yü zde 30 zamlı ü cretle çalışanların enflasyöna ezdirilmedig ini sö ylemek milyönlarca asgari ü cretli işçinin aklıyla, emeg iyle, ümüt ve beklentileriyle alay etmektir.Bügü ne kadar işçi tarafının hiçbir talep ve ö nerisinin dikkate alınmadıg ı, işvereniktidar örtaklıg ıyla kararların belirlendig i Asgari Ü cret Tespit Kömisyönü'ndan çekildig ini, kömisyön yapısı demökratikleşene kadar katılmayacag ını açıklayan Türk-İş’in kararı doğru ve gecikmiş bir tavır olmanın yanında milyonlarca emekçi adına demokratik bir tepkidir!ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 78. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) enflasyon artışı aylık yüzde 2,75 olurken, 12 aylık ortalama artış yüzde 42’yi aştı. Tarım-GFE’deki diğer mal ve hizmetlerdeki enflasyon artışı yıllık yüzde 65’e yükseldi!2025 yılı bütçesinde tarımsal desteklemelerin tamamı için ayrılan 135 milyar liralık ödeneğin yetersizliğine karşılık üretimi artırmak, üreticiyi teşvik ederek ürün maliyetlerini ve fiyatlarını çekmek yönünde bir çaba söz konusu değil. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, desteklemeye ayrılan 135 milyar liralık ödeneğin iktidarın tarım ve hayvancılığa verdiği önem ve önceliği gösterdiğini savundu. Yürürlüğe konulan 2025-2027 Orta Vadeli Program’da (OVP) gelecek yıl için Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH-Milli Gelir) cari fiyatlarla TL bazında 61 trilyon 541 milyar, dolar bazında 1 trilyon 465 milyar dolar tutarında gerçekleşmesi öngörülüyor. İktidarın 2006 yılında çıkarttığı Tarım Kanunu uyarınca her yıl Milli Gelirin (GSYH) yüzde 1’i tutarında kaynağın tarım ve hayvancılığın desteklenmesine ayrılması yasanın emredici hükmü. ✓ Büna gö re 2025 bü tçesinde tarımsal desteklemelere ayrılması gereken ö deneg in 615 milyar TL ölması yasa gereg i. Öysa iktidar, 135 milyar lira ayırmakla ö vü nü yör!Gerçekte üreticiye, çiftçiye, besiciye ayrılması, destekleme için ödenmesi gereken, üreticinin milli gelirden payı ve hakkı olan 480 milyar TL keyfi şekilde kesiliyor. Çiftçiye verilmesi gereken 615 milyar liranın tamamı tarımsal üretimin desteklenmesi, tohum, mazot, gübre, arazi ıslahı, sulama, elektrik, ürünün hasat edilmesi, işçilik, nakliye, yem, damızlık, süt üretimi vb. alanlardaki üretim girdileri, gider kalemleri için destek amaçlı kullanılsa üreticinin refahı kat kat artacağı gibi ekilmeyen arazi kalmaz. Ne bitkisel ürün ithalatına ne de canlı hayvan ve kırmızı et ithaline gerek kalır. Üretici daha fazla üretime yöneleceği gibi, sebze, meyve, süt, et, yumurta vb. gıda fiyatları tüm kesimlerin rahatça erişeceği seviyeye iner. Türkiye, tarım ve gıda dış ticaretinde fazla veren bir konuma gelir.2006’dan beri yasayı uygulamayan iktidar, 18 yıldır üretici ve besicinin trilyonlarca liralık destekleme parasına el koyarken; Türkiye’yi de boş tarım arazileri, yüksek maliyetletoplanamayan ürünlerin çürümeye terk edildiği, canlı hayvan ve et ithaline milyarlarca dolar ödeyen, pek çok ürünü ithal eden, üretici sayısı her yıl azalan bir ülke haline getirdi.TÜİK’in açıkladığı 2024 Bitkisel Üretim İstatistiklerinde bu yüzden başta buğday olmak üzere hububat-bakliyat üretimi yüzde 7,5 düştü. 2025’teki yeni destekleme politikasına göre tüm ödemeler temel destek adı altında toplanırken, 31 Aralık 2024’e kadar Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kaydolmayan üreticiler bu desteklerden de yararlanamayacak. Ekim 2024 verisiyle Tarım-GFE aylık yü zde 2,75, yıllık yü zde 32,59, 12 aylık örtalamaya gö re yü zde 42,35 artmış. Hayvan yeminde aylık artış yü zde 5,32, dig er mal ve hizmetlerde yıllık artış yü zde 64,81’e yü kselmiş. Üreticinin yasayla hak ettiği destek parasını kesip kuşa çeviren iktidar, çiftçiye dönüp ‘bündan bö yle ne destek alacag ını internetten kendin hesapla’ diyor!ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 89. Suriye’de Alevi Arap Nusayrilerin yoğun olduğu Lazkiye ve Tartus’ta mezhep çatışmaları yaşanıyor. HTŞ öncülüğündeki Şam yönetimine karşı protestolar başladı. Güneyde Dürzilerin yoğun olduğu Süveyde bölgesinde gerilim tırmanıyor!El Kaide ve El Nusra’dan dönüşen Sünni-Selefi Heyet Tahrir el Şam’ın (HTŞ) yönetime geldiği Suriye’de Alevi Arap Nusayrilerin türbe ve kutsal sayılan yerlerinin tahrip edilmesine dönük saldırılar üzerine gelişen silahlı çatışma ve ayaklanmalarda çok sayıda kişinin öldüğü açıklandı. Nusayrilerin yoğun olduğu Batı Suriye’nin büyük şehirleri Lazkiye ve Tartus’taki mezhep çatışmaları Halep, Humus, Şam’a da yayıldı. Yönetime el koyan HTŞ Lideri Ahmet el Şara (Muhammed el Colani) herkesin inancına saygılı olunacağını ilan etmesine karşın Şam dışındaki bölgelerde HTŞ kontrolü zayıf. HTŞ çatısı altındaki cihatçı grupların Alevi, Nusayri, Şii, Hristiyan, Dürzi avına çıktığı uluslararası gözlemci raporlarında ve medyada yer alıyor. Devrik Esad yönetiminin tabanını oluşturan AleviNusayriler Sünnilere göre azınlıkta olmalarına karşılık yıllardır iktidardı. Bu yüzden HTŞ sonrası Şii-Sünni çatışması yaşanması büyük endişe kaynağı. Hristiyan Suriyelilerin Noel kutlamalarına cihatçıların saldırıları üzerine başlayan protestolar sonrası Colani Noel’i resmi tatil ilan etti. Ancak güneyde Dürzi nüfusun yoğun olduğu Golan tepeleri ve Süveyde’de HTŞ’nin Dürzi katliamına girişmesinden endişe ediliyor. Lübnan’daki Dürzilerin Lideri Velid Canpolat Ankara’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde Suriye’de Dürzi katliamından kaçınılmasını, Dürzilerin yönetimde temsil edilmesini istedi.Geçiş hükümetinde ılımlı İslamcılara bile yer verilmezken, bakanların yanı sıra Şii-NusayriDürzi-Hristiyan-Kürtlerin yoğun olduğu bölgelere atanan valilerin İdlib’teki HTŞ yönetiminden seçilmesi, yönetimde diğer etnik-dini grupların dışlanması gerilimi vemezhep çatışması riskini artırdı. Sivil siyasetçiliğe geçerek uluslararası kabul görmeyi hedefleyen Colani ve HTŞ için başta ABD, İsrail ve batılı ülkeler Filistin Kurtuluş örgütü (FKÖ) ve Lideri Yaser Arafat modeli üzerinde duruyor. Şimdi de ABD-Fransa-İsrail arasındaaçığa çıkan görüşmelerde Suriye’nin; batıda Alevi-Şii-Nusayri, Kuzeyde Kürt, Güneyde İsrail kontrolünde Dürzi ve Şam’da HTŞ yönetiminde Sünni olmak üzere etnik ve mezhep temelli 4 özerk federasyona bölünmesi, HTŞ’nin terör listesinden çıkarılması, Ahmed el Şara’nın da Sünni-Arap Suriye federasyonunun devlet başkanı olması senaryosu hazırlanıyor. ABD-Avrupa medyasında Şii Hilali projesi çöken İran’a karşı, Afganistan’dan Suriye, Libya, Somali’ye ve Colani üzerinden Ortadoğu’ya yayılacak ‘Sünni Dolunayı’projesi, Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) yeni aşaması olarak nitelendiriliyor. BOP eş başkanlığını üstlenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sünni Dolunayının lideri olacağı öne sürülüyor.Cümhürbaşkanı Erdög an’ın ‘Tü rkiye, Tü rkiye’den bü yü ktü r’ sö ylemi, iktidarın BÖP eş başkanlıg ından sönra Sü nni Dölünayının liderlig ine istekli öldüg ünü gö steriyör. Ülüsal çıkarlarımız dışında kömşü ve dig er ü lkelerin içişlerine mü dahaleden, yö netimlerini şekillendirme arzüsündan, siyasal İslam ve Yeni Osmanlı hevesiyle ABD-AB’nin emperyal planlarının oyuncusu olmaktan kaçınılmalıdır.ERDOĞAN TOPRAK, CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİHAFTALIK DEĞERLENDİRME RAPORU | 29 ARALIK 2024 910. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şubatta üçüncü yılına girecek RusyaUkrayna savaşında barış görüşmeleri için Slovakya’nın ev sahipliğine sıcak baktıklarını açıkladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya-Ukrayna arasında ateşkes ve barışa aracılık girişimleri bugüne kadar sonuçsuz kaldı!26 Aralık’ta Moskova’ya sürpriz bir ziyaret gerçekleştiren Slovakya Başbakanı Robert Fico, Kremlin Sarayında bir araya geldiği Rusya Devlet Başkanı Putin’e Rusya-Ukrayna savaşınınsona erdirilmesi ve barış müzakereleri için Slovakya’nın ev sahipliği yapmasını önerdi. Başbakan Fico’nun önerisini olumlu karşıladığını açıklayan Putin, bugüne kadar tarafsız bir tutum izleyen, AB’nin Rusya’ya yönelik yaptırımlarına karşı çıkan Slovakya ve Başbakan Fico’nun barış müzakerelerine aracılık ve görüşmelere ev sahipliği yapmasından memnuniyet duyacaklarını, buna karşı olmadıklarını söyledi. Orta ve Doğu Avrupa’daki AB üyesi ülkelerin büyük kısmı Ukrayna’nın desteklenmesine, mali ve askeri milyarlarca euro katkı sağlanmasına, Rusya’ya yaptırım uygulanmasına karşı çıkıyor. AB ülkeleri içerisinde Ukrayna’ya destek ve Rusya’ya yaptırım politikasına karşı çıkan ülkelerin başında gelen Slovakya, tam aksine AB’nin Rusya ile müzakereler yürütmesi ve savaşın sona erdirilmesine aracılık etmesini savunuyor. AB dönem Başkanlığını 1 Ocak 2025’ten itibaren Polonya’ya devredecek olan Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Rusya yaptırımlarına onay vermemek için direnirken, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Romanya, Bulgaristan da AB’nin Rusya yaptırımlarına ve Ukrayna’ya savaş desteği verilmesine karşı çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra Almanya ve Fransa gibi AB’nin önde gelen ülkelerinde de hükümetler Rusya yaptırımları ve Ukrayna’ya sağlanan milyarlarca euroluk destek nedeniyle çok ciddi kamuoyu tepkisiyle karşı karşıya. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy yaptığı bir açıklamada, Ukrayna ordusunun Rusya tarafından ele geçirilen Ukrayna topraklarını ve Kırım’ı geri alacak gücünün olmadığını belirterek bundan batılı ülkeleri sorumlu tuttu. Zelenskiy, ABD ve AB ülkelerinin Rusya’nın başlattığı askeri operasyonları uzun süre sadece izlemekle yetindiklerini, Rus ordusu işgali genişletip Doğu Ukrayna’da çok geniş alanları kontrolüne aldıktan sonra harekete geçen batılı müttefiklerin ülkesine destek için geç kaldığını öne sürdü. Uluslararası toplumun Rusya’yı müzakere masasına oturtmak için daha fazla baskı yapmasını istedi Ukrayna ordusunun kaybedilen toprakları geri almasının imkansız hale geldiğini ifade etti. Ukrayna, Rusya yaptırımlarına karşı çıkan Slovakya, Çek Cumhuriyeti ve Avusturya’ya Ukrayna üzerinden Rus doğalgazını aktaran ve süresi yılsonunda dolan transit geçiş anlaşmasını uzatmayı da reddetti. Putin, Ukrayna’nın bu tavrıyla Avrupa’yı cezalandırdığını, anlaşmayı uzatmak için süre kalmadığını açıkladı.Tü rkiye’nin çabalarını defalarca karşılıksız bırakan Rüsya Devlet Başkanı Vladimir Pütin’in şimdi Slövakya’nın barış gö rü şmelerine ev sahiplig i ö nerisine sıcak baktıg ını açıklaması, Süriye’de yaşanan sön gelişmeler, HTŞ yö netimine verilen destek, ABD ile F-16, Almanya ile Eüröfighter savaş üçag ı alımı için yakınlaşma vb. gelişmeler nedeniyle Türkiye’ye karşı tavır ve mesafe koyma şeklinde deg erlendirilebilir. 

Etiketler
  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER SİYASET Haberleri
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI