Özimer, “Bugün Türkiye; ekonominin çöktüğü, dövizin durdurulamaz biçimde yükseldiği, pazarda ve markette vatandaşın fileyi dolduramadığı bir dönemden geçiyor. Gençler umutlarını başka ülkelerde arıyor, emekliler açlık sınırında yaşam mücadelesi veriyor” ifadelerini kullandı.
Muhalefet belediyelerinin baskı altında olduğunu ve CHP’nin çeşitli şekillerde kuşatılmak istendiğini dile getiren Özimer, “Sabah kapıyı çalanın sütçü olmadığını çok iyi bildiğimiz günlerdeyiz” dedi.
Türkiye genelinde değişim ve umut beklentisinin yükseldiğini ifade eden Özimer, CHP’nin yerelden genele vatandaşların birinci tercihi ve en büyük umudu haline geldiğini söyledi.
Bu süreçte parti içi tartışmaların kamuoyuna yansımasının doğru olmadığını belirten Özimer, şu değerlendirmede bulundu:
“Tam da böylesi bir dönemde; Türkiye’nin dört bir yanında değişim ve umut rüzgârları eserken, partimiz yerelden genele milletin birinci tercihi ve tek umudu haline gelmişken; birliğimize, beraberliğimize ve ortak mücadelemize zarar verecek ayrıştırıcı dili, parti içi çekişme görüntüsü yaratacak açıklamaları doğru bulmuyorum.”
CHP’nin tarihsel misyonuna da vurgu yapan Özimer, partinin köklerinin Kuvâ-yi Milliye’ye dayandığını belirtti.
“Cumhuriyet Halk Partisi; kökleri Kuvâ-yi Milliye’ye dayanan, baskılarla, darbelerle ve türlü kuşatmalarla sınanmış; ancak her defasında milletin vicdanında yeniden ayağa kalkmış asırlık bir çınardır.”
Özimer, CHP’nin odağının geçmiş tartışmalar değil, Türkiye’nin geleceği olması gerektiğini ifade ederek, yapay krizlere ve iç çekişmelere karşı birlik mesajı verdi.
Partinin değişim iradesinin arkasında durmaya devam edeceklerini belirten Özimer, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Buna inananlarla birlikte, partimizi Türkiye’nin birinci partisi yapan değişim iradesinin arkasında durmaya devam edeceğiz. Özgür Özel liderliğinde, Ekrem İmamoğlu’nu Cumhurbaşkanı, partimizi iktidar yapana kadar; omuz omuza, kararlılıkla ve sarsılmaz bir inançla yürümeye devam edeceğiz.”
