İstanbul Kongresinde ve Kurultayda inandığım demokrasi uğruna düşüncelerimi ifade etmiştim. Düşüncelerimin oturduğu temel kesinlikle kişilere yönelik bir karşı koyuş ya da "sen kalk, ben geleyim" anlayışı değildi. Tamamen partimizin ilkelerinden, ideolojisinden kopartılışına karşı bir siyasi duruştu.
80 öncesi partimiz; durumu en parlak olan partiydi. 80 faşist darbesi, solun her türünü işlevsiz hale getirmek için tezgahlanınca partimizde bu darbeden nasibini almıştı. Darbenin zulüm koşulları biraz gevşeyince kısmi bir rahatlama kendini göstermişti. Sonraki yıllarda Sosyal Demokrasiye gönülden inanan Erdal İnönü'nün liderliği, solun her rengini umutlandırmıştı.
Ancak Baykal ile birlikte partimiz tarihten gelen köklerini ve günümüzdeki sosyal demokrat ilkeleri terk ederek bugün geldiği duruma hızla kürek çekmeye başlamıştı. İdeolojimiz ve ilkelerimiz sulandıtildı. Süreç içinde kopmaya başladık. Sonraki yıllar, bugünümüz dahil tam "sol gösterip, sağ vurma" yılları oldu. Son Kurultayda sol söylemler havada uçuşuyordu. Ancak sonraki günlerde söylenenler, bir çırpıda unutuldu. Düşünürken bile üzüntü duyuyorum. İstanbul'a ilçe ataması 22 Aralık 2023'te ilk Fatih ve Pendik'e yapılmıştı. O günden bu güne tam 42 gündür, İstanbul'un ilçeleri hâlâ tamamlanamadı. Kriter, ilke üzerine aday belirleme sistemi oluşturulsaydı, şimdi bunları konuşmuyorduk. İstanbul'daki gelişmeleri özetlersem; kimse kimseyi kandırmasın, yapılanlar bir vebaldir. Bu vebalden kimse kaçamayacak. Neden vebaldir? Sıralarsak:
● Seçim çalışmalarına erken başlayalım denildi, bunun için ön seçim yerine eğlim yoklaması denildi ancak sadece meclis üyeleri için o da bazı ilçelerde fermuar sistemli eğlim yoklamasına reva görüldük. İlçe, il yönetimlerinin, PM üyelerinin önemli bir bölümü ön seçime karşı ama örgüt önünde ön seçimci. Konuşmalarında acele eden yönetimlerimiz Şubat'ın 3'üne geldik daha Bakırköy, Esenyurt, Avcılar, Sarıyer, Kağıthane, Beykoz, Kadıköy, Ümraniye, Çekmeköy, Adalar belediye başkanlarını hâlâ atayamadılar. Meclislerde ise hem atamalar hem de eğlim yoklamaları böyle giderse ancak 20 Şubat'ta tamamlanacak. Hani acele ediyorduk. Seçim çalışmalarını önemsiyorduk. Neden Cuma günü atamaları bitiremedik ve haftaya bıraktık. Unutulmasın! Tüm ilçeler kendi içindeki seçimlere odaklı. Bununda Şubat'ın 15'inden önce biteceği olası gözükmüyor. Bu durumun vebali sizin boynunuzda asıldır, saygı değer yönetecilerimiz. Çok kısa son veballerimizi sıralarsak:
● Kriter, ilke hak getire, "dediğim dedik, çaldığım düdük" anlayışıyla hareket ediyoruz. Biz parti emekcileri, her şeyi içimize attık ve sizin bu ağır aksak gidişi sonlandırmanızı bekliyoruz.
● İzmir, Hatay, İstanbul, Ankara gibi iller merkez ve diğer yönetimlerdeki yetersizlik yüzünden kan kaybediyor. Hiç mi rahatsız değiliz. Bir an önce İstanbul, Ankara atamalarını neden sonlandırmıyoruz?.
● 6 Subat'ta Hatay için ne söyleye bileceğiz? Daha doğrusu "Hatay'da alternatif çıkaramadık" sözü ile mi Hatay ve 10 ilde meydana gelen depremi yıldönümünde konuşacağız? Henüz vakit varken bir kez daha düşünmeye hepinizi davet ediyorum.
Durum ve ahvalimiz kısaca budur. Umarız acele edersiniz!