Ataşehir escort Ankara escort
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
DURSUN BULUT
  17-10-2023 15:34:00

SAYIN GENEL BAŞKANIM TÜRKİYE ELDEN GİTMEDEN GEREĞİNİ YAPMALIYIZ!

13 yılı aşkındır genel başkanımızsınız. 22 Mayıs 2010 kurultayında 1189 delegenin %100'nün oyunu almıştınız. Partili, partisiz herkesi umutlandırmıştınız. Harika ve sol içerikli bir konuşma yapmıştınız. Kurultay sonrası kamuoyu yoklamalarında oylarımız %30'a kadar yükselmişti. Parti içinde demokrasiyi işleteceğimiz umutlarıyla adeta bulutlar üzerinde yürüyorduk.
Genel başkanlığa gelişinizden önce kamuoyunda verdiğiniz yolsuzluklara karşı mücadeleniz, hepimize cesaret vermişti. Ülke sizin alevi olup olmadığınızı konuşmuyordu. Dürüstlüğünüzü, demokratlığınızı, halktan yanalığınızı konuşuyordu. Canla başla, deliler gibi partimiz iktidar olsun diye çalışıyorduk.
2010 yılındaki referandumu kucağınızda bulduğunuz için yenilgiyi önemsememiştik. Ancak kurduğunuz kadro hepimizi endişelendirmeye başlamıştı. Hele, örgütleri teslim ettirdiğiniz kişi, Merhum D.Baykal'ın bir numaralı militanı olmasına rağmen, itirazımızı hiç dikkate almamıştınız. Sonra ön seçim yerine MYK ile birlikte atamaları tercih etmenzi; partililer yerine, partiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan, ideolojimizden uzak kişileri MYK ile birlikte atamanız ve vekil yapmanız; kadınları listelerde cinsiyet kotasından dolayı boşluk dolduran kişiler olarak görmeniz sizlerin demokrasiye bakışınızdaki olumlu düşüncelerimizden yanıldığımızın yavaş yavaş ipuçlarını veriyordu. Bu ipuçları halktanda yavaş yavaş güvensizlikleri doğrduuğu için, 2011 seçimlerinde oylarımız %25.98'de kalmıştı.
Sonraki yıllarda ise 2010 kurultayındaki söylemleriniz yerini, şu girişimlerinize bırakmıştı:
2014'de zorlamamıza rağmen çok önemli ve ezici çoğunlukta belediye başkan adaylarını 5 kişilik komisyon aracılığıyla atamıştınız.
2015'de örgütün baskıları sonucu bir ölçüde ön seçim hakkı verdiniz ancak bu sayının %50'sinden fazlası atamaydı. Yani seçilen milletvekillerinin yarısı ne örgüt tarafından ne de halk tarafından sevilen ve de karşılığı olmayan kişilerdi. Dolayıyısıyla oyumuzda %25.32'iye indi.
Bu anlayışınız ideolojimize de yansıdı. Sol'u, mevsimi geçmiş akım olarak nitelendirdiniz. Artık sağın her türü partimizde ya yönetici ya vekil ya da belediye başkanıydı. Oysaki, başka partilere benzemek yerine, ittifakları tercih etseydik tıpkı, 2019 yerel seçimlerindeki gibi, başarıyı çoktan yakalamıştık.
Ekmelettin İhsanoğlu'nu CB adayı yaptınız, dokunulmazlıkları tek başınıza kaldırdınız. Hâlâ acısını çekiyoruz.
Partimizi kurullarla değil( MYK hariç), danışmanlarla yönettiniz. Bize kansız diyen, Sn. Erdoğan'a tapan, Atatürk'e hakaret eden kişileri ya danışman ya vekil ya da yönetici yaptınız.
Demokrasi düşmanı, radikal milliyetçi biriyle kimsenin haberi olmadan özel ve gizli protokol yaptınız. Kurulmasına öncülük ettiğiniz masanın yanına başka bir masa koydunuz.
Genel Başkanımız olduğunuz sürede herkesin taktir ettiği, saygı duyduğu, omuz verdiği "Ankara - İstanbul Adalet Yürüşü" hariç, AKP'ye karşı demokratik tepki verme yerine herkesi evinden oturmaya ikna ettiniz ve pasif bir parti olmamızı başardınız.
Liderliğinizde kaybettiğimiz 9 seçimi ve 3 referandumu sanki başkaları kaybetmiş gibi davrandınız.
7, 6, 5, 4 dönem milletvekilliği yapanlar sizleri hiç rahatsz etmedi. MYK'nın adeta kendilerini ve yakınlarını atayan kurul olmasından da hiç rahatsız olmadınız.
Ne hataları tartıştırdınız ne de özeleştiri verdiniz. Sosyal Demokrasinin ilkeleri ve gelenekleri gereğince görevinizden ayrılmayı hiçbir zaman düşünmediniz.
AKP'nin; devletin tüm mekanizmalarını ele geçirmesine, okullara imam atamasına, ana okullarına bile mescit açma kararına, altını çizerek söylüyorum ihtiyaç olmadığı halde her merkezi yere onbinler kapasiteli camiler inşa etmesine, İmam Hatipleri müezin, cami hocası yetiştiren okullar yerine bilim insanı muamamelesiyle ödüllendirilmelerine seyirci kaldınız. Laiklik kelimesinin, İstanbul sözleşmesinin seçim büroşürüne girmesine itiraz edenlere taviz verdiniz. Tarikatları; cemaat, sivil toplum örgütleri ilan eden iktidara itiraz etmediniz hatta bu anlayışı benimsediniz ve benimsettirdiniz. Yazdıklarım ve sayfalar dolusu yazabileceğim olumsuzluklar bizi 13 senedir iktidarda uzaklaştırdı ve uzaklaştırmaya devam ediyor.
Sayın Genel Başkanım;
tüm niyetletlerinize ve bizim size karşılık beklemeden verdiğimiz desteğe rağmen iktidar olamadık, böyle giderse olamayacağız. Sizin parti yaşamımızda müstesna yerde yer almanızı istiyorum. Lütfen israr etmeyiniz. Israrınız felakete yol açabilir. İnanınız ki, ülkemiz uçuruma uçma tehlikesiyle karşı karşıya. Gelin bu kurultayda delegeye, ülkeye bir açıklama yapın ve aday olmayınız. Bu kararınız bizi ilk seçimlerde iktidar yapabilir ve dolayısıyla isminiz, parıltılı harflerle tarihe yazılabilir. Sık, sık kullandığınız ve hoş görünüze sığınarak, tarihi bir kişiliğin (Hacı Bektaş Veli'nin) sözü ile size seslenmek istiyorum. Geliniz:
Saygılarımla!
  Bu yazı 6232 defa okunmuştur.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI