Ataşehir escort Ankara escort
romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort

Dursun Bulut: “İktidar El Bombasının Pimini Çekti”

Eski CHP Parti Meclisi Üyesi Dursun Bulut, CHP’de yaşanan tartışmalara ilişkin yaptığı açıklamada parti içi kırılmalara dikkat çekerek, “Hasımlık yerini yoldaşlığa bırakmalı” dedi.
 Tarih: 21-05-2026 17:48:53
Dursun Bulut: “İktidar El Bombasının Pimini Çekti”

Eski CHP Parti Meclisi Üyesi Dursun Bulut, Kurban Bayramı öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye gündeminde CHP’nin sürekli tartışma konusu haline getirildiğini belirtti. Bulut, iktidarın CHP’yi parçalamaya çalıştığını ifade ederek, “İktidarın pimini çekerek kucağımıza bıraktığı el bombasını unutmadan, yapılan operasyonlara karşı duruşumuz devam etmeli” dedi.

Bulut, parti içindeki kutuplaşmalara dikkat çekerek, “Örgüt toplantılarında da yazılarımda da, etmeyin, bu gidişat gidişat değil, partiyi karpuz gibi ikiye bölüyorsunuz” sözleriyle mevcut yönetim anlayışını eleştirdi.

CHP’nin bir dönüm noktasında olduğunu vurgulayan Bulut, şu önerilerde bulundu:

İKTİDAR EL BOMBASININ PİMİNİ ÇEKTİ!


Uzun zamandır Türkiye'de gündemin birinci maddesi olarak, partimiz CHP konuşturuldu ve belli ki, konuşturulmaya devam edecek. Bu konuda çok sayıda yazı yazdım, eleştiri yaptım, öneri sundum, ama üzerine alan çıkmadı.
AKP'nin kendine göre bir tek çıkış yolu vardı, o da; CHP'yi bulgur kazanına çevirmekti, onu da dünden itibaren başarmış gözüküyorlar. Dün, mutlak butlan kararının çıkacağı servis edildi. Ne üzüntü vericidir ki, önceki Genel Başkanımızın videosu da dün gündeme oturdu ve kavga başladı. Eğer bu video Uşak operasyonu günü yayınlansaydı bir ölçüde yerinde davranıştır derdim. Ancak şimdi bu hamleyi doğru bulmuyorum. Hemen belirtmeliyim ki, parti genel merkezimizin yönetim anlayışını da doğru bulmuyorum.
"Örgüt toplantılarında da, yazılarımda da, etmeyin, bu gidişat gidişat değil, partiyi karpuz gibi ikiye bölüyorsunuz" diye yazmama rağmen söylediklerim dikkate alınmadı. Bir taraf, diğer tarafı hasımıymış gibi, yok etmeye çalıştı. İki tarafta yoldaşlık hukukunu bitirmiş durumda.
Parti içinde “Sol”u temsil ettiğini iddia eden bizler de, tasfiye edilmemizin önüne geçemedik. Parti içinde düşünce üreten bir grup olarak, yanlışlar kimden gelirse gelsin, yeterli tavrı koyamadık. Yani yeri geldiğinde ittifak yapan, yeri geldiğinde ayrı düşünce grubu olduğumuzu gösteremedik. Her şeyden önce lider ve yönetim alternatifi olabilecek kadroların gelişmesine öncülük edemedik, “Sol” düşünceleri içeren bir manifestoyu, son 15 yılda ortaya koyamadık. Bunu laf olsun diye yazmıyorum, bu aynı zamanda bir öz eleştiridir de.....
Sevgili CHP'liler, Sevgili Demokratlar;
Dünden itibaren atılan Twitter'leri, yazılan yazıları okuyunca, CHP'nin çok büyük bir parti olduğunu ama bu karşılıklı bel altı vurmaların bir asrı aşmış çınarımıza zarar vereceğinin artık farkına varmalıyız. Çünkü, insaf ölçüleri aşılmış durumda. Şöyleki:
● Taraflar birbirlerini düşman görüyorlar.
● Mevcut parti içi iktidar, örgüt içi demokrasiyi işletme yerine, ihraçları savunuyor. Diğerleri de partinin hiçbir etkinliğine katılmadan dışarıda kalarak, rol almayı tercih ediyor.
● Liderlerin, kadroların tek düşüncesi var, ya partiyi ele geçirmek veya elindeki koltuğa ilelebet sahip olmak.
● Her iki yapı da katılımcılığı, çoğulculuğu, dayanışmayı, birlikte üretip, birlikte yönetmeyi, tüzüğü demokratikleştirmeyi sadece kağıt üzerinde savunuyorlar.
● Aslında birinin diğerinden farkı, tebeşir çizgisi gibidir. Çizgiler her an değişebilir, kadrolar geçiş yapabilir. Başdanışmanların, bazı belediye başkanlarının, milletvekillerinin aldıkları tutum bunu gösteriyor.
● Mutlak Butlan konuşuluyor, biri "içeri sokmayız veya B Planımız hazır" diyor, diğeri "yargı karar verirse görevden kaçmayız" diyor. Bunun nelere mal olacağı umurlarında değil.
● Arınma denildiğinde biri asabileşiyor, diğeri geçmişini unutuyor.
Sevgili Yoldaşlar,
Bu kadroların neredeyse tamamı dün parti içi iktidar kimse onun yanında değil miydi? Bugün de “değişime” ayak uydurarak parti içi iktidarın yanında yer alanlar aynı kişiler değil mi? Eğer bir kirlilik varsa birlikte kirlettiniz. Sizlerden başka kimse o makamları kullanmadı. 
Ekmelettin İhsanoğlu'nun adaylık kararı, dokunulmazlıkların kaldırılması kararı, FETÖ'nün televizyonlarının önünde nöbet tutmalar, ön seçime namus deyip, vazgeçmeler, geçmişte belediye başkanlıklarına, milletvekilliklerine yapılan atamalar, sonra dönüp hırsız diye suçlamalar, ya da Uşak, Hatay, Antalya, Görele, Keçiören gibi belediye başkanlarını atamalar, karşılıklı icraatlarınız değil miydi?. Kimi suçluyorsunuz?
Partimiz bir dönüm noktasında. AKP, seçimleri 2026'da yapabilir. Çünkü, Kasım ayında ABD'deki olası yenilgiden sonra süngüsü düşen zatın desteğiyle sonuç alamayacaklarının bilincindeler.
Altını tekrar tekrar çizerek yazıyorum:
CHP'yi parçalamaya ve Uluslararası sermayeyi ödünlerle ülkemize çekmeye çalışıyorlar. Eğer bunu başarırlarsa, kimse sokağa çıkıp ben solcuyum, sosyal demokratım demesin!
O nedenle şunları öneriyorum:
● İktidarın pimini çekerek bizi yok etmek için kucağımıza bıraktığı el bombasını unutmadan, yapılan operasyonlara karşı duruşumuz devam etmeli. Ancak Uşak, Antalya, Görele vb belediye başkanlarıyla ilgili öz eleştiri yapılmalı ve merkezi iktidara TBMM'de "Temiz Eller Komisyonu" nun kurulması önerilmeli. Bugünkü iktidar kabul etmezse bizim iktidarımızda ilk icraatımızın, bu komisyonu kurmak olacağı duyurulmalı. Hırsızlığa, ahlak erezyonuna karşı tavrımız net olmalı.
● Hasımlık yerini, yoldaşlığa bırakmalı. Unutulmamalı, kişileri öne çıkarmak asırlık çınarı devirmek demektir. Kimse partiden büyük değil.
● Üst düzeyde ve örgütlerde bu kırılmalar ivedilikle konuşulmalı.
● Karşılıklı suçlamalar, bel altı vurmalar durdurulmalı. Kapsayıcı bir dil kullanılmalı.
● "İçeri sokmayız, B Planı hazır veya partiyi sahipsiz bırakmayız, tabiiki görev alırız" söylemlerinden kaçınılmalı. Şu unutulmamalı: CHP'nin genel başkanını, CHP'nin üyeleri ve delegeleri seçer. Mevcut merkezi iktidarın biçimlendirdiği yargı seçemez.
● “Parti içi Sol”, gelişmelere seyirci olmaktan vaz geçmeli. “Sol”, şu anki yapılardan birine taraf olma modundan çıkmalı ve her iki yapının hatalarıyla yüzleşmesini sağlamalı. Evet! Bu yanlışımız bize fatura ödetti ama bu faturaların partiye, Türkiye'ye ödettirilmesi engellenmeli. Bunun için:
A- “Parti içi Sol”, Türkiye çapında bir toplantıya öncülük etmeli ve herkes suhulete davet edilmeli. Çünkü, yüz yıllık çınar yok edilmek isteniyor.
B- Asla iki yanlıştan bir doğru olmaz. O nedenle "CHP'ye sahip çıkmak, ülkeye sahip çıkmaktır" anlayışı, her şeyin önüne konulmalı.
C- Ortak bir manifesto ile gelecek yol haritası hazırlanmalı. 

 

 

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP
Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER SİYASET Haberleri
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ
Tüm Anketler
Web sitemize nasıl ulaştınız?
BİZİ TAKİP EDİN
  • YUKARI